(818 S. K. m. 114) (2004 S. K. m. 67) (1581 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.01.2003 tarih ve 2002/90 - 2003/22 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatif ortağı olup, kooperatiften almış olduğu borcunu ödeyemediğini ve hakkında icra takibine girişildiğini, ödeme zorluğu çeken çiftçilerin borçlarının taksitlendirilmesi için çıkan genelge uyarınca icra takibindeki son borç durumunu öğrenmek ve taksitlendirmek için kooperatife başvurduğunda tarafına 8.173.840.000.- TL borç çıkartıldığını oysa gerçek borcunun 6.831.000.000.- TL olduğun belirterek, 01.0342.840.000.- TL için borçlu olunmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarım kredi kooperatifi alacaklarında anapara ve faiz toplamına faiz yürütülebileceğini, kaldı ki, kredi sözleşmelerinde de bu durumun belirtildiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının 31.01.2002 tarihi itibariyle borcunun 6.831.000.000.- TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının 31.01.2002 tarihi itibariyle borcunun 6.831.000.000.- TL olduğunun davalının kooperatife 01.0342.840.000.- TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kooperatiften kullanılan kredi nedeniyle kısmen borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 28.10.2002 tarihli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan raporda, davacı hakkında girişilen icra takibindeki miktarlar ve şartlar dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Oysa dosyada yapılan incelemede davacı tarafından icra dosyası üzerinden çıkarttırılan hesaplamadan sonra, tarafların 07.02.2002 tarihinde taksitlendirme borç senedi ile vadeleri ve ödeme miktarları belirli yeni bir ödeme planı çerçevesinde anlaştıkları görülmektedir. BK.nun 114 ncü maddesi uyarınca doktrinde de açıkça kabul edildiği üzere eski borcun ortadan kalkması amacıyla yeni bir borcun tesis edilmesi anlamına gelen tecdit (yenileme)ile eski borç sükût edip, yeni farklı bir borç doğmuş olacağından artık eski borç anlaşmasına göre yargılamada sonuca gidilmesi mümkün değildir. Bu durumda, davacı tarafından 07.02.2002 tarihli yeni anlaşmanın geçersizliği de ileri sürülmediğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve yanlış gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy