(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 9, 17) (1163 S. K. m. 60, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.10.2002 tarih ve 2001/7-2002/1107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, iki hissesinin bulunduğunu, bir hissesinin 1998 Eylül ayında devrettiğini, aidat borçlarını ödemediğini, gecikme faizleriyle birlikte tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile durduğunu iddia ederek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iddia edilen miktarda borcu olmadığını, 30.09.1997 tarihli protokolle bir hissesini kooperatife devrettiğini, kooperatifin de dava dışı şahsa verdiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber borcun 620 milyon TL. civarında bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 30.09.1997 tarihli protokolün kooperatifi temsilen tek imzayı içerdiği, 1163 sayılı Yasa'nın 60 ve 61 nci maddeleri hükümleri gereğince davacı kooperatifi bağlamayacağı, genel kurullarca belirlenen aidatları davalının ödemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2000/1110 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 411.264.000 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif aidat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun 50 nci maddesi, icra dairelerinin yetki meselesini hükme bağlamıştır. HUMK. nun 9 ve devamı maddelerindeki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde de aynen uygulanır. İtirazın iptali davasına bakılabilmesi için, öncelikle her yönüyle geçerli bir icra takibinin bulunması gereklidir.
Dava konusu olayda, davacı kooperatifin merkezi Kuşadası ilçesindedir. İcra takibi İzmir İcra dairesinde yapılmıştır. Davalının itirazı üzerine takip durmuş, itirazın iptali davası Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. HUMK. nun 17 nci maddesine göre, kooperatif ile üyeleri arasında açılacak dava ve takiplerde de kooperatif merkezi mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olduğu çekişmesizdir. Anılan yetki kuralı kamu düzenin ilişkin, kesin bir yetki kuralıdır. Mahkemece, resen dikkate alınmalıdır. O halde, Kuşadası İcra Müdürlüğünde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davacının davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları incelenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 22.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy