(818 S. K. m. 41, 43, 50)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.07.2002 tarih ve 2001/836 - 2002/847 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Banka vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.09.2003 günde davacı avukatı Eda Pembe Sezgin ile davalı avukatı M. Faruk Aytekin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın gerçekte olmayan A.... Halıcılık Pazl. Tic. ve San.A.Ş. adına çek karnesi tanzim ederek davalı Fikret'e verdiğini, müvekkilinden satın aldığı mal karşılığı olarak diğer davalı U.... A.Ş. tarafından ciro edilen üç adet çek karşılığının bulunmadığını, davalı bankanın kasıt derecesindeki kusuru sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 6.750.000.000.-TL.nın çeklerin keşide tarihinden itibaren faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhine açtığı önceki davanın reddedilerek kesinleştiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, yanıt vermemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, davalı bankanın gerçekte hiç var olmayan A.... Halıcılık ve Paz.San.Tic. A.Ş. isimli şirkete 3167 sayılı Yasa'nın 3 ncü maddesinde yazılı yükümlülükleri yerine getirmeyerek çek hesabı açtığı ve çek karnesi düzenleyerek verdiği, davacının tüm hukuki yolları tüketerek ticari ilişkide olduğu şirketten alacağını tahsil edemeyeceğinin anlaşıldığı ve gerçekleşmiş zararının bulunduğu gerekçesiyle, 6.750.000.000.-TL.nın hükümde yazılı tarihlerden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı B.... A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, gerçekte var olmayan şirket adına düzenlenen çek karnesinden keşide edilen çek nedeniyle davacı hamilin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dava dışı A.... Halıcılık Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti yetkilisinin davalı bankanın Sirkeci şubesinde imzaladığı çek taahhütnamesi sonrasında, davalı banka tarafından çeşitli tarihlerde çek karnesi bastırılarak A.... Halıcılık Pazarlama San.ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisine teslim edilmiştir. Ancak, dava konusu çeklerin de yer aldığı çek karnesi ise, davalı bankanın talimatı üzerine A.... Halıcılık Pazarlama San.ve Tic. Ltd. Şti. yerine, gerçekte var olmayan A.... Halıcılık Pazarlama San.ve Tic. A.Ş. adına bastırılmıştır. Dava konusu çekler de, bu karneden keşide edilerek, ciro yolu ile davacı hamil eline geçmiştir. Davalı banka, çeklerin basımını gerçekleştiren matbaaya gönderdiği 31.08.1993 tarihli yazıda şirketin unvanı konusunda yanlış talimat vermesi, gelen çekleri kontrol etmeden keşideci şirkete teslim etmesi, teslim alan Fikret Kurtuluş'un limitet şirket yetkilisi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmaması nedeniyle kusurludur. Ancak, ticari ilişki sonrasında çek hamili olan davacı şirketin de, ciro yolu ile teslim aldığı çeklerin sıhhati ve ticari ilişkide olduğu şirketin durumu hakkında bir araştırma yapmaması nedeniyle müterafik kusurlu olup olmadığının da tartışılması gerekmektedir. Mahkemece, dava konusu olayda, davacı şirketin müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması ve bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Bayındırbank A.Ş. yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, 23.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy