(1086 S. K. m. 432, 433) (6762 S. K. m. 1063/2, 1067, 1235/b7)
Davalı vekili, davanın TTK.nun 1067 nci maddesinde ön görülen sürede açılmadığı itirazında bulunmuş ve bu savunmasını yargılama aşamasında da yinelemiştir. Şu halde mahkemece, öncellikle bu husus üzerinde durulması ve bu konu tartışılıp, bir karara bağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmek gerekir.
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.02.2003 tarih ve 2000/1324 - 2003/130 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar ile davalı Hilal 1 Gemisi donatanı vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2003 günde davacılar avukatı Fevzi Erçin ve Mahmut Kaplan ile davalı avukatı İlknur Pekşen gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden E.... ile dava dışı A.... Bulk Cargo Ltd.Şti.arasında Etiyopya'ya gönderilmek üzere Belçika'nın Ghent limanından Cibuti limanına 5000m/t buğdayın taşınması konusunda navlun sözleşmesi imzaladıklarını,taşıma işi için davalı donatana ait Hilal-1 gemisinin tahsis edildiğini, her iki müvekkilinin hayır kuruluşu olduğunu ve buğdayın gemiye tesliminden sonra Cibuti limanına vardığını, boşaltmanın bir kısmını yaptıktan sonra geminin 1 No'lu vincinin bozulduğunu, vincin onarımı ve diğer yükün boşaltılması için geminin Eritre'nin Massawa limanına gönderildiğini, ancak geminin tekrar Cibuti'ye dönüp kalan yükü boşaltması gerekirken, yükün tümünü Eritre'de boşalttığını, iç savaş nedeniyle yükün zayi olduğunu, TTK'nun 1235.b.7 maddesi hükmü uyarınca müvekkilin gemi alacaklısı hakkı doğduğunu, diğer davalının donatanın mali mesuliyet sigortacısı olup, verdiği teminat mektubu ile davalı donatanın şahsi sorumluluğunu ve gemi üzerindeki rehin hakkını tekeffül ettiğini, anılan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibinin davalıların itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile 619.748.19 HFL'nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden 12.05.1998 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hilal-1 gemisi donatanı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, garanti mektubunun rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu olmayacağını, gemi vincinin tahliye sırasında bozulması nedeniyle Eritre'ye gidildiğini, meydana gelen iç savaştan dolayı Cibuti'ye dönülemediğini, yüke mahalli makamlarca el konulduğunu ve yükün kısmi zıyaından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin verdiği teminatın bir garanti mektubu olduğunu, takip koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, yükün gemiye yüklenmesinden sonra düzenlenen konişmento ile 2 No'lu davacının mülkiyetine geçtiği ve anılan davacının yükü teslim ettiği anda mülkiyet hakkına dayanarak dağıtım işini gerçekleştireceği, davalının yükün bir kısmını teslim etmeyerek program dışı başka bir ülkede dağıtılmasını sağlayacak şekilde hareket edemeyeceği ve bunun A.T.yardım programında boşluk oluşturacağı bunun iki No'lu davacının mal varlığında eksilme yaratacağı ve zarar miktarının 619.748.15 HFL olduğu, davaya konu yükün Massawa limanındaki depolara boşaltılmasında Eritre resmi makamlarının rölü olduğuna dair bir kanıt bulunmadığı, boşaltmadan altı ay sonra el konularak halka dağıtıldığı, TTK'nun 1063/2 nci maddesindeki hallerin mevcut olmadığı,davalı taraf konişmento hükümleri gereğince dosdoğru Cibuti limanına gitmek ve süre ne olursa olsun tahliyeyi orada tamamlamak zorunda olmadığını savunmuş ise de, bu savunmanın kabul edilemeyeceğini, çünkü Massawa limanının Eritre ile Etiyopya arasındaki savaş nedeniyle uygun bir liman olmadığı gibi, davalının tahliye bitmeden limanı terk etme nedeninin Massawa limanında gemiye tahsis edilen rıhtıma süresinde yetişmek olduğu ve davalı taşıyanın tekrar Cibuti limanına gelmeyerek verilen kararı yerine getirmediği, bu nedenle doğan zarardan davacılara karşı sorumlu bulunduğu,diğer davalı hakkındaki davanın ise reddi gerektiği gerekçesiyle,619.748.19 HFL karşılığı 281.229.47 EURO 10.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı donatandan tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ile davalı Hilal Gemisi donatanı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 433/2 nci maddesi uyarınca süresinde temyiz talebinde bulunmayan tarafa temyiz hakkı tanınmış ise de, bu hakkın ancak temyizi cevaplanan kişiye karşı kullanılabilmesi olanaklı olup, davacılar vekilinin cevabi temyiz dilekçesi ile kararı temyiz etmeyen davalı hakkında verilen kararı temyiz etmiş bulunmasına göre, usulüne uygun süresinde verilmiş bir temyiz dilekçesinden söz edilemeyeceğinden davacılar vekilinin HUMK'nun 432/4 maddesi hükmü uyarınca temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile eşya taşımasında kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın TTK.nun 1067 nci maddesinde ön görülen sürede açılmadığı itirazında bulunmuş ve bu savunmasını yargılama aşamasında da yinelemiştir. Şu halde mahkemece, öncellikle bu husus üzerinde durulması ve bu konu tartışılıp, bir karara bağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmek gerekirken, bu savunma değerlendirilip, bir sonucu bağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı Hilal - 1 Gemisi Donatanı H.... A.Ş. vekiline verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy