(818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2001/604-2002/769 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, hakkında alınan ortaklıktan ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, dava süresince kooperatifin ödenmek istenen aidatları kabul etmemesi nedeniyle 248.500.000 TL. aidat borcu biriktiğini ve bu paranın 18.07.2001 tarihinde ödendiğini, buna rağmen kooperatifin müvekkilinden 5.328.500.000 TL. gecikme zammı talep eder ihtarnameler göndererek, ihraç tehdidinde bulunduğu, oysaki müvekkilinin kooperatife faiz borcunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin kooperatife faiz borcunun bulunmadığının tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ortağın faiz borcunun dayanağının alınan genel kurul kararları olduğunu belirterek davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davacının davalı kooperatife aidat borcunun bulunmadığı ancak, 520.000.000 TL. faiz borcu bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temiz edilmiştir.
Dava, 5.328.500.000 TL için davalı kooperatife borçlu olunmadığının tespiti ile kooperatifçe bu konuda yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkinidir.
Mahkemece, davacının davalı kooperatife 520.000.000 TL faiz borcu olduğu belirlendiğinden, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, öncelikle, davacıya noksan harç ikmal ettirilerek, bundan sonra davacının muarazanın yaratıldığı 30.06.2001 tarihi itibarıyla belirlenen borç toplamının, davaya konu edilen 5.328.500.000 TL'den mahsubu sonucu bulunacak miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın niteliğine aykırı biçimde ve ne şekilde ulaşıldığı anlaşılamayan bir gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy