(1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.11.2002 tarih ve 2000/865-2002/1518 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılara kredi kullandırdığını, ihtara rağmen alacağını tahsil edemediğini iddia ederek, anapara, temerrüt faizi ve BSMV. den oluşan 722.237.383 TL. nin 18.04.2000 tarihinden itibaren %112,5 temerrüt faizi ve işleyecek faizler üzerinden BSMV. si ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davada Ankara Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, borcun nasıl ve neye göre hesaplandığının belli olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ana para, temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ve BSMV tutarının dava tarihi itibariyle 616.216.843 TL. olduğu gerekçesiyle, bu alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden sonra %112,5 oranında temerrüt faizi ile faizin %5 gider vergisi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davalılar vekilinin 09.05.2003 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda davalılar vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 ncü maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, rapor, uyuşmazlığı çözmeye yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi denetlenebilir özelikte de değildir. Zira, aynı bilirkişice dosyaya sunulan üç ayrı raporda davacı alacağı farklı miktarda tespit edilmiştir. Ayrıca, dönem içi faizlere yönelik açıklama yapılmamış, davacının yaptığı masraf farklı hesaplanmıştır. Diğer yandan, KKDF ve BSMV den davacı bankanın sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 43/2 nci maddesinde hesaplanacak temerrüt faizinin BSMV ile KKDF'na yatırılması gereken fon kesintisinden davalı tarafın sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlık da kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Esasen taraflarca sözleşmeye böyle bir hüküm konulması mümkündür. O halde, mahkemece, davacı vekilinin rapora yönelik ciddi itirazları da dikkate alınarak bankacılık alanında uzman başka bir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 10.100.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy