(1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.02.2003 tarih ve 2001/910-2003/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.01.2004 günde davacı avukatı Orhan Erbil ile davalı avukatı Teoman Seyithanoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının PRINCE, CHOCO PRINCE, PRINCE FOURRE markalarını 1955 yılından itibaren Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı'nda (OMPI), menşe ülkede ve tüm dünya ülkelerinde tescilli olarak kullandığını, CHOCO PRINCE, PRINCE FOURRE markalarının 1976 yılından itibaren Türkiye'de de tescilli olduğunu, benzer davada verilen kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen davalının, esas unsuru PRENS olan ve davacının çok tanınmış markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ÇOKOPRENS, ÜLKER PRENS, ÜLKER SUPERPRENS, ÜLKER ÇOKOPRENS, ÜLKER ÇOKOPRENSES, ÜLKER ÇOKOSULTAN, ÜLKER ÇOKORAL markalarının tescilli sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı markalarının esas unsuru olan PRENS, ÇOKOPRENS, PRENSES, SULTAN, KRAL ibarelerinin iltibas yarattığının ve davacı markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalı markalarının iptal edilerek hükümsüzlüğüne, davalının satışa arz edilen ürünlerine el konulmasına, 1.000.000.000 TL. manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı adına ÇOKOPRENS markasının 22.04.1975 tarihinde tescil edildiğini, davacı markalarının ise 1976 yılında tescil edildiği iddia edildiğine göre davalı markasının korunması gerektiğini, davacının PRINCE ibaresini taşıyan markalarının çok tanınmış olduğu hususunda kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığını, Milli Kanun esasına göre öncelik hakkında müvekkilinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yurt dışında önceden tescilli ve tanınmış marka haline gelen davacı markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacı ile davalının markalarını tescil ettirdiği, davalı markalarında yer alan PRENS, ÇOKOPRENS, ÇOKÇOK PRENS ve ÇOKO sözcüklerinin okunuşları itibari ile davacının markalarının okunuşu ile iltibasa sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davalının Çokoprens, Ülker Prens, Ülker Choco Prens, Ülker Süper Prens, Ülker çokçok prens, Ülker Çokoprenses, Ülker Çokokral, Ülker Çokosultan markalarından, Çokoprens markasının ve diğer markalardaki prens, çokoprens, çokçok prens ve çoko sözcüklerinin hükümsüzlüğüne ve iptaline, hüküm özetinin ilanına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
Dava, 24.07.2000 tarihinde açılmış olup, yargılamanın devamı sırasında 10.12.2001 tarihinde Marka Devir Sözleşmesi ile davalı tarafından davaya konu markanın da içinde bulunduğu 837 adet markanın dava dışı Yıldız Holding A.Ş.ne devredildiği, devrin bir kısım markalar için marka siciline şerh verilmesi isteminin Türk Patent Enstitüsü'nden istendiği ve dava dışı Enstitü tarafından şerh işleminin gerçekleştirildiği dosya arasındaki belgelerin incelenmesi ile anlaşılmıştır.
Bu durumda H.U.M.K. nun 186. maddesine göre müddeabihin temliki söz konusu olup, uygulanacak prosedür anılan maddede gösterilmiştir. Buna göre, davalının dava sırasında müddeabihi bir başkasına temlik etmesi halinde, davacı, müddeabihi davalıdan devralmış olan üçüncü kişiye karşı aynı davaya devam edilmesini veya müddeabihi temlik eden davalıya karşı zarar ve ziyan davası olarak devam edilmesini isteyebilir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra müddeabihin dava dışı Yıldız Holding A.Ş.ne devredilmesi nedeniyle, HUMK. nun 186. maddesi gereğince davacı tarafa tercih hakkının hatırlatılması gerekirken, açıklanan hususlar dikkate alınmadan yargılamaya devam edilerek, karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy