(2918 S. K. m. 110)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2002 tarih ve 2001/137-2002/555 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacının TTK. nun 1310 nci madde hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davalı Mücahit P. ın yetki itirazının kabulü ile, mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip dosyanın talep halinde Bornova Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Mücahit P.'ın yetki itirazı benimsenmek suretiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Bilindiği üzere, ilke olarak bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi (H.U.M.K.9,II.C.1) aynı kanunun 21.maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bunların yanında ve öncelikle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110.maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde hem bu kanun hem de H.U.M.K.nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de, dava açılabilir. 2918 Sayılı Kanunun 110.madde son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği kuralı kesin yetki kuralı olmayıp davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Yargıtay'ın kararlılık gösteren uygulamasında da davada Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının yer alması halinde, sigorta rücu davasının bu davalının ikametgahında da açılmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir. (Bkz.Y.H.G.K. 15.10.1997 gün E:11/616 K:842, Y.4.H.D. 01.03.1990 gün E:11857, K:1827, Y.11.H.D.nin 28.01.1997 gün E:9027 K:367, Y.H.G.K. 25.12.2002 gün 2002/11-1105E, 1102K).Bu durumda davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmamasının önemi bulunmamaktadır.
Somut olayda, davalı sigorta şirketinin adresi dava dilekçesinde ve dosyada bulunan poliçede Beyoğlu olarak gösterilmiş ve dava dilekçesi bu adreste tebliğ edilmiştir. 2918 Sayılı Kanunun 110 maddesine uygun olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının ikametgahı mahkemesinde dava açıldığına göre, mahkemenin kabulü doğru görülmemiştir.
O halde, dava yetkili mahkemede açılmış olup, davalı Mücahit Ş.'ın yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy