(818 S. K. m. 49, 98)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.12.2002 tarih ve 2000/1423-2002/1194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde 13.01.2004 davacılar avukatı M. Ö. ile davalı avukatı H. Ç. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup İncelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin organize ettiği bayiler toplantısı için şirket yönetim kurulu başkanı F. ile satış genel müdürü N.'nin Samsun'a gitmek üzere davalı şirketten bilet aldıklarını, ancak aynı uçak için 18 adet fazla rezervasyon yapılması sonucunda müvekkillerinin uçağa alınmadığını ve toplantıya katılamadıklarını ileri sürerek, şirket için 2 milyar TL maddi, 15 milyar TL. manevi ve diğer müvekkilleri için de 4'er milyar TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, olayda maddi ve manevi zarar koşullarının oluşmadığını, istenen tazminatın abartılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tanık anlatımlarına göre, maddi zarara ilişkin delil sunulmadığı ve davacı şirketin manevi tazminat talebinin yerinde görülmediği, ancak diğer davacıların bölge bayiler toplantısına katılmaması nedeniyle manevi tazminat istemlerinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle 8 milyar TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinin ifa edilmemiş olması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
B.K.nun 98. maddesine göre, sözleşmeye aykırılık hallerinde haksız eylemden doğan sorumluluğa ilişkin hükümler kıyasen uygulanmalıdır. Yasanın bu yollaması gereğince B.K.nun 49. maddesi gereğince takdir edilecek manevi tazminatın, zarara uğrayanda huzur duygusu doğurması gerekmelidir. Hakim, manevi tazminatın takdirinde mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusuna ulaştırmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda davacı gerçek kişilerin rezervasyonunun iptal edilmesi sonucunda katılamadığı toplantı nedeniyle manevi bir zararları söz konusu ise de, hükmedilen tazminat yukarıda belirtilen ilkelere uygun düşmemektedir. O halde, mahkemece daha ılımlı ve makul bir tazminata hükmedilmek gerekirken, tatmin amacını aşacak şekilde tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy