(6762 S. K. m. 47, 48, 52, 57) (1086 S. K. m. 368)
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.10.2001 tarih ve 2001/1053-2002/821 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1982 yılından itibaren gerçek kişi tacir olarak kullandığı "G. Ticaret" unvanını, 24.08.1994 tarihinden itibaren ticaret siciline tescil ettirdiğini "G. Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti" unvanı ile tüzel kişilik olarak devam ettirdiğini, davalının "G. Kebap" unvanını gerçek kişi olarak aynı alanda kullandığını, bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının TTK.nun 47/2 nci maddesi gereğince gerekli ilaveler yapmak zorunda olduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespitini, davalının unvanında, işyerinde, tanıtım vasıtalarında kullandığı Gözde Kebap ibaresini kullanmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil, davanın reddin istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davalının "G. Kebap" olarak 1984 yılından beri faaliyet gösterdiği, davacının ise 24.8.19994 yılından beri ticaret siciline kayıtlı olduğu, davalının TTK.nun 48 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca önce kullanmaya başladığı unvanının koruma altında olduğu, 48/2nci madde koşullarının oluşmadığı, kaldı ki davalının unvanını "G. Kebap" olarak değiştirdiğini, dolayısıyla kötü niyetinden de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesindeki anlatımdan ve talep sonucundan açıkça anlaşılacağı üzere, dava, delil tespiti istemine ilişkin olup, davanın, eda davası olarak ele alınıp, sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy