(6762 S. K. m. 57) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2002 tarih ve 2002/13 - 2002/842 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.01.2004 günde davacı avukatı Ayşe M. ile davalı avukatı Sami K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin petrol üretimi ve dağıtımı konusunda dünya çapında tanındığını, markasının Türkiye'de de, tescilli olduğunu, aynı konuda faaliyet gösteren davalının kullandığı T. marka ve unvanı ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin T. unvanının davacının markasından daha önce Türkiye'de tanınmış hale geldiğini, markalar arasında iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, bozmadan önceki raporlarla bozma sonrası rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünde alınan 08.06.2002 tarihli raporda, her iki markanın farklı kelimelerden oluştuğu ve isimler arasında iltibas yaratır bir durum bulunmadığı, ancak davalı yanın benzin istasyonlarında davacı istasyonlarındaki sundurmalara benzer nitelikte ve aynı tür kaplama ile kaplı tavanı bulunan sundurmalar kullanıldığı, bu halin TTK'nun 57/5 nci maddesinde öngörülen haksız rekabet fiilini oluşturduğu, mevcut renklerin mimari dizayn ile birlikte kullanılmasının davacı müşterilerinin yanlışlıkla davalıya ait istasyona gitmelerine sebep olabileceğinin tespit edildiği, davalı vekilinin rapora itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin akaryakıt istasyonlarında davacıya ait istasyonlarda kullanılan renk ve dizayn kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 14.05.1998 tarihli 1 nci bozma kararında inceme yapacak bilirkişilerin nitelikleri belirtilerek bu nitelikleri haiz bilirkişilerin verecekleri raporların esas alınacağı belirtilmiştir. 23.05.2000 tarihli 2 nci bozma kararında da, mahkemece atanan bilirkişilerin sırf bu nitelikleri haiz olmaması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyan mahkemece, anılan nitelikleri haiz iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ise de, her iki rapor arasında çelişkiler bulunduğu açıktır. Davalı taraf ikinci rapora açıkça itiraz ettiği halde mahkemece, bu çelişkileri gidermek amacıyla aynı nitelikleri taşıyan üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken, bozmadan sonra alınan raporla Dairemizce kabul edilmeyen bozmadan önceki raporların çelişkilerin giderilmesine esas tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy