(1163 S. K. m. 17/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2003 tarih ve 2002/211-2003/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 2000 yılı Ekim ayında kooperatif ortaklığından ihraç edilen müvekkilinin davalıya müracaatında ödediği aidatların iade edilmediğini ileri sürerek, 3.456.000.000.-TL. nın yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, 10.03.2002 tarihinde yapılan genel kurulda ayrılan ortaklara ödemelerin Mayıs 2002 tarihinden itibaren 7 eşit taksitte yapılmasının kararlaştırıldığını, kooperatifin ödeme gücü bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya aidat iadesinin kooperatiften ayrıldığı 2000 yılı bilançosuna göre yapılması gerektiği, 27.06.2001 tarihinde kesinleşen bilançoya göre kooperatifin ödeme gücü bulunduğu, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürmeyeceği, bilançonun kesinleşme tarihinden sonra yapılan 10.03.2002 tarihli genel kurulda belirlenen ödeme planının davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.015.513.568.-TL. nın 28.06.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, ihraç edilen müvekkilinin yatırdığı aidatların faiziyle tahsilini istemiştir. Davacı 16.10.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/2 nci maddesine göre davacının kooperatiften ihracına ilişkin kararın kesinleşme tarihindeki yıl bilançosuna göre hakları iade edilir.
İhraç kararı 16.01.2001 tarihinde kesinleştiğine göre 2001 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünü müteakip geçecek 1 aylık sürenin sonunda alacak muaccel hale gelir. Anılan maddeye göre, kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler ise, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Ancak, bilirkişi incelemesi sonucu iadelerin tutarı kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte görülmezse genel kurulun gecikme kararı uygulanamaz. 10.03.2002 tarihli genel kurulda gündemin 6 ncı maddesinde, ayrılan ortaklara geri ödemelerin, Mayıs ayından başlayarak 1998 yılında ayrılan üyelere 3 ay içinde, 1999 yılında ayrılanlara 6 ay içinde, 2000 ve 2001 yılında ve sonrasında ayrılanlara ayrıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde eşit taksitlerde yapılmasına oybirliği ile karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Mahkemece, davacının yukarıda açıklandığı üzere alacağının muaccel hale geldiği tarih itibariyle iadenin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürüp düşürmediği araştırılması gerekirken, muacceliyet tarihinin yanlış olarak tespiti ile 2000 yılı bilançosunun kesinleşme tarihinden sonra yapılan 10.03.2002 tarihli genel kurulda belirlenen ödeme planının davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy