(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mahmudiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.01.2003 tarih ve 2002/21 - 2003/2 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı adına tahakkuk ettirilen borç için girişilen icra takibinde asıl alacağın kabul edilip faize itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kooperatifin TEDAŞ'a olan borcu gecikmeli olarak ödemesi nedeniyle sadece borçlu olan üyelerden talepte bulunmamış eşitli ilkesine aykırı olduğunu, takipten önce ödeme ihbarında bulunulmadığını, asıl alacağın kabul edildiğini, takip tarihinden öncesi için faiz istenemeyeceğini, kaldı ki istenen faizin de üzerinde bir tahsilat yapıldığını savunarak, davanın reddini, fazla tahsilatın davacıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kooperatifin asıl alacak yanında faiz isteminde bulunabilmesi için ortaya 15 gün arayla iki ihtarname göndermesi gerektiği gibi, borç tahakkuklarının da süre ve miktar bakımından kesinlik kazanmadan takibe girişilmesi durumunda kabul edilen asıl alacağa ancak takip tarihinden itibaren % 60 faiz uygulanabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİK. nun 67 nci maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, kararın gerekçe bölümünde davacının takipten sonraki dönem için % 60 faiz uygulanabileceği belirtilmiş, ancak hüküm kısmında dava tümüyle reddedilmiştir. Bu şeklide gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. Zira takip talebindeki faiz oranı % 144'dür. Gerekçe kısmında ise % 60 olarak kabul edilmiş, hüküm kısmında ise dava tümüyle reddedilmiştir. O halde davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy