(6762 S. K. m. 1235, 1236/6) (1086 S. K. m. 281)
Dava : Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.09.2002 tarih ve 1999/764-2002/636 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.06.2003 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı donatana ait gemiye donatanın teklif ve talebi gereğince geminin bağlama limanı dışında ve seferin tamamlanmasını teminen, gemi boyası ve türevi ikmalinde bulunduğunu ve boyanın kaptana teslim edildiğini, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 73.062.67-USD alacak için TTK'nun 1235 ve 1236/6 ncı maddesi gereğince gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alacağın gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın gemi boyası satışı bedelinden oluşan alacağın, TTK'nun 1235 nci maddesinde sayılan gemi alacaklısı hakkı doğuran alacaklardan olmadığı gerekçesiyle, red kararı verilmiş ve Dairemizce, konunun uzmanlık gerektiren konu olduğu ve uzman bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan raporlardan Necmettin Akten tarafından düzenlenen raporun bilimsel veriler içerdiği buna göre, gemiye verilen boya maddesinin geminin bakımı ve yolculuğun başarılması için zorunlu olduğu, alacağın TTK'nun 1235/6 ve 1236 ncı maddeleri gereğince kanuni rehin hakkı sağlayan alacaklardan olduğu gerekçesiyle 46.341.93-USD alacak için kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava TTK'nun 1235 nci maddesine dayanılarak 1236 ncı maddesi gereğince gemi alacaklısı hakkı nedeniyle kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkindir. Mahkemece çözümü teknik bir konu olmasına rağmen, bilirkişi raporu alınmadan verilen karar Dairemizce bu nedenle bozulmuş, bozma sonrasında oluşturulan ilk bilirkişi kurulu raporuna da başka emsal bir dosyada Dairemizin bozma kararında işaret edilen eksiklikler gözetilerek itibar edilmemiş ve yeniden oluşturulan bilirkişi kurulunun ayrı ayrı verdikleri raporlardan bir tanesine itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
HUMK'nun 281 nci maddesine göre, mahkemece atanan bilirkişi kurulu üyeleri konuyu aralarında görüştükten sonra sonuca varıp raporunu birlikte düzenlemeleri, muhalefette kalan bilirkişilerin ise, kendi görüşünü ya ortaklaşa düzenlenen raporun altına ya da ayrı ek bir rapor halinde belirtmesi gerekir. Somut olayda ise, mahkemece kendilerine birlikte inceleme görevi verilen bilirkişiler ayrı ayrı rapor düzenlemişlerdir. Anılan raporlarda birbirine uygunluk bulunmadığı gibi, hukukçu bilirkişiler için yemin tutanağı da düzenlenmemiştir. O halde HUMK'nun 281 nci maddesine uygun olarak düzenlenmiş bilirkişi raporlarından sadece bir tanesine itibar edilerek bilirkişi kurulunun birlikte rapor düzenlemesi ilkesine aykırılık oluşturan bu durum karşısında yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 03.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy