(2918 S. K. m. 85, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.09.2002 tarih ve 2000/659 - 2002/599 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracına davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın çarparak hasar verdiğini, yapılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi, kusur oranına göre sorumlulukları bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takibin kısmen iptali ile 473500.000.-TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi
2- Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı Sigorta Şirketi, diğer davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın zorunlu trafik sigortacısıdır. Sigortacının sorumluluğu işletenin K.T.K.nun 85/1 nci maddesindeki sorumluluğu ile eşdeğer olup, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait aracın tamiratı süresince yapılacak ulaşım giderleri gerçek zarar kalemleri arasında bulunmamaktadır. O halde davacının tamirat süresince yapacağı ulaşım giderleri masraflarından da davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3- Bununla birlikte, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 ncu maddesine göre davacının davalı sigorta şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığının tespiti ile davadan önce ihbar var ise anılan maddeye göre temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde davalı sigorta şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizi tatbiki gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı sigorta şirketinin olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy