(2004 S. K. m. 72/4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sivas Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.03.2003 tarih ve 2002/377-2003/151 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.01.2004 günde davacı avukatı M. Ali Ata ile davalı avukatı Tahsin Y. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında davalının anonim şirketteki 2100 payının davacıya devri konusunda anlaşma bulunduğunu, anlaşma gereğince pay devir bedelini teminen davacının 23.625 USD bedelli bonoyu davalıya verdiğini, davalının pay devrini gerçekleştirmemesine rağmen bonoyu icra takibine koyduğunu ileri sürerek, takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, takip konusu bononun soyut borç ikrarını içerdiğini ve bono metninde teminat senedi olduğuna ilişkin ibare bulunmadığını, taraflar arasındaki protokolde de teminat senedi verileceğine ilişkin kayıt bulunmadığını, bononun pay devri karşılığı verildiği düşünülse dahi, şirketin pay senedi çıkarmadığını çıplak payın devrinin de devir iradeleri ile geçerli hale geleceğini, müvekkilinin payını devir konusunda şirketi dilekçe verdiğini, davacının ve protokolde imzası bulunan diğer kişilerin devirden itibaren şirkete kötü yönetmeleri sonucunda iflasın eşiğine getirip icra takibi üzerine şirketin feshi yoluna gittiklerini, davanın bu nedenle iyiniyetten yoksun olduğunu savunarak reddi ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, pay devir protokolünün 25.09.2000 tarihinde düzenlendiği, protokolde imzası bulunan davacı ile birlikte Zeki B. ve Ruhi H.'in 10.09.2000 tarihli karar ile şirket yönetimine seçildikleri, pay defterinde devrin kaydedilmemiş olmasına rağmen kayıt işleminin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğu, 10.09.2000 tarihinden sonra davalının yönetim kurulu kararlarına katılmadığı, protokolde imzası bulunan şahısların halen yönetim kurulu başkan ve üyeleri olmaları nedeniyle anasözleşmenin 7 inci maddesinde öngörülen pay devrine yönetim kurulunun izni şartının ileri sürülmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı, hem protokolün hem de bononun tanzim tarihinin aynı olması karşısında 2 yıl aradan sonra açılan davanın iyiniyetten yoksun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, İİK. nun 72/4 üncü maddesine dayanılarak %40 tazminata hükmedilmiş ise de, karar gerekçesinde anılan yasa hükmünde öngörülen tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, mahkemenin 21.11.2002 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edilip edilmediği icra takip dosyası getirtilerek incelenmek ve sonucuna göre tazminat şartlarının olup oluşmadığı belirlenmelidir. Anılan hususlara ilişkin eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy