(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2000/613-2002/1172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Ömer'in diğer davalı kooperatifteki üyeliğini devraldığını ve devri kooperatife bildirdiği halde devrin işleme alınmadığını, devir sözleşmesinde cezai şart kararlaştırıldığını ileri sürerek, müvekkilinin üyeliğinin tesciline, mümkün olmaz ise devir bedeli olan 12.110 USD'nın temerrüt faiziyle ayrıca 5000 USD cezai şart ile birlikte davalılardan Ömer'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının, davalılardan Ömer'in üyelik aidat borçlarını ve kooperatifi uğrattığı zararları ödeme taahhüdünde bulunmadığını, bu nedenle devrin sağlanmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının üyeliğe engel bir halinin bulunduğunun savunulmadığı, davalılardan Ömer'in dava tarihi itibariyle üye bulunduğu ve kooperatife borcunun bulunmadığı, tedbir kararına rağmen davadan sonra ihraç edilmesinin iyiniyetli olmadığı ve davayı etkilediği, kooperatifin davacıyı ortaklığa kabulden kaçınması için haklı bir nedeni bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının, davalılardan Ömer'in hissesini devralarak diğer davalı kooperatif üyesi bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Dava, öncelikle kooperatif üyeliğinin tespiti istemine, olmazsa devir bedelinin ve cezai şartın davalılardan Ömer'den tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile devir tarihinde üyelik sıfatı bulunan Ömer arasında, üyelik devir sözleşmesi yapılmış ise de, davalı kooperatif, Ömer'in yöneticilik sıfatı ile ilgili işlemlerden dolayı kooperatife uğrattığı zararlar nedeniyle hakkında açılan ceza ve hukuk davaları bulunduğunu, Ömer'in doğacak tazminat borçlarının da üstlenilmesi halinde devrin tescil edilebileceğini belirterek, devri kabul etmemiş ve bu durumu davacıya bildirmiştir.
Davacı vekili, Ömer'in sadece üyelik hak ve borçlarının müvekkiline geçeceğini, yöneticilik sıfatından dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının müvekkilini ilgilendirmediğini iddia etmiş, mahkemece de, Ömer hakkında henüz kesinleşmiş bir ilam bulunmadığı, devir ve dava tarihinde Ömer'in üyelik sıfatının bulunduğu, davacının üyelik koşullarını taşımadığının kooperatifçe savunulmadığı gerekçeleriyle, davacının geçerli devir ile üyelik sıfatının bulunduğu gerekçeleriyle, davacının geçerli devir ile üyelik sıfatını kazandığı sonucuna varılmıştır.
Oysa, Ömer hakkında yöneticilik sıfatı nedeniyle kooperatife uğrattığı zarar iddiasıyla açılmış hukuk ve ceza davalarının varlığı dosya kapsamı ile sabit olup, kooperatif lehine karar çıkması halinde Ömer'in payından bu zararın tazmini olanağının ortadan kalkmamasını teminen, davalı kooperatifin, bir önlem olarak, Ömer'in payının devrini engelleme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davalının, devri tescil etmemesi haklı bir nedenden kaynaklanmaktadır. Ömer'in ise, payını devretmek, istemesi bu nedenle kötüniyetli olup, MK. nun 2 nci maddesi karşısında hukuken himaye göremez.
Bu itibarla, davanın üyelik tespitine ilişkin istem yönüyle reddine karar verilmesi gerekeceğinden, devir bedelinin ve cezai şartın davalılardan Ömer'den tahsiline ilişkin ikinci istemin incelenmesi gerekirken, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle ilk istemin kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy