(818 S. K. m. 42, 43, 105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.10.2002 tarih ve 2000/551 - 2002/1079 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta ile dava dışı müşterisi arasında düzenlenen poliçelerin düzenlenmesindeki aracılık hizmetinden hak kazandığı komisyon alacağının kesinleşmiş ilamlara bağlandığını; ancak, geç tahsilden dolayı B.K. m.105 anlamında munzam zarar oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 7.500.000.000 TL'nin reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, munzam zarar koşullarının bulunmadığını, çok sonra ek dava açarak davacının uyuşmazlığın çözümünü geciktirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş komisyon alacağına ilişkin kısmi ve ek dava dosyalarına, ilamların infaz belgelerine, gelen cevaplara ve bilirkişiler kurulu raporlarına dayanılarak, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı, davacının acente komisyon alacağı ile ilgili gönderdiği ihtarnameyle oluşan temerrüt tarihi ve ilamlarının infaz tarihleri arasında geç en yıllık enflasyon artış oranları, bu oranların eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine verilen faiz oranları, döviz hesaplarındaki artışlar gözetilerek, tahsil tarihinde temerrüt faiziyle birlikte işlemiş alacaktan indirilmesi sonucu 3.940.805.968 TL munzam zarar oluştuğu davalının kusursuzluğunu ispatlayamadığından munzam zarardan sorumlu olduğu, faize faiz ve bileşik faiz yürütülemeyeceği itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın dava tarihinden itibaren reeskont oranlı temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, alacağın geç ödenmesinden dolayı işletilen temerrüt faiziyle dahi karşılanamayan munzam zararı doğuran yüksek enflasyon ve diğer ekonomik olguların tüm toplumu olduğu gibi davalı sigortayı da dolaysız etkilediği gözetilerek B.K.'nun 42 ve 43 ncü maddeleri hükmü doğrultusunda hesaplanan munzam zarardan uygun oran dahilinde indirim yapılmasında zorunluluk görüldüğünden, kararın bu yön bakımından davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy