(1163 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.03.2002 gün ve 2001/223 - 2002/209 sayılı kararı bozan dairenin 20.02.2003 gün ve 2002/12612 - 2003/1290 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, 16.3.1999 tarihinde ( 5.750.000.000.- ) TL ödemek suretiyle davalı kooperatife üye olduğunu, kendisine ortaklık senedi verilerek konut tahsis edilmesine rağmen bilahare ortaklığı hususunda muaraza çıkarıldığını ileri sürerek, üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı tarafça, davalının ortaklık senedinde bulunan 2'nci imzanın kooperatif yetkililerine ait olmadığı yönündeki savunmasına karşı zamanında savunmanın genişletildiği yolunda bir itiraz ileri sürülmemiş olmasına ve esasen dava dilekçesinde bu yönde yapılan açıklama nedeniyle bu hususun hakim tarafından nazara alınması gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı dava dilekçesinde üyeliğin gerçekleştiğine ilişkin olarak ileri sürdüğü diğer iddialarının yanı sıra davalı kooperatifin kendisine konut tahsis ettiğini ve kendisinin de bu konutta tadilat yaptırdığı iddiasını da ileri sürmüştür. Dairemiz'in yerleşmiş içtihatlarına göre kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya dava konusu olayda olduğu gibi konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin verilmesi şeklinde zımnen de gerçekleşebilir. Yukarıda açıklandığı üzere davada, davacı taraf kendisine konut tahsis edildiğini ve bu konutta tadilat yaptığı iddiasını ileri sürmüştür. Bu iddianın kanıtlanması, yani tadilat iddiasının kanıtlanması halinde kooperatif üyeliğinin zımnen gerçekleştiğinin kabulü gerekeceğinden, mahkemece öncelikle dairemiz temyiz bozma ilamında açıklandığı üzere ortaklık senedindeki imzanın bağlayıcılığı ve sıhhati üzerinde durulmalı ve şayet bu imzanın kooperatifi bağlamayacağı, yani ortada üyeliğe kabul hususunda geçerli açık bir karar olmadığı neticesine varılır ise, bu kez de davacının tadilat iddiası üzerinde durularak üyeliğin zımnen oluşup oluşmadığı incelenip neticesine göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı tarafın karar düzeltme itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozma ilamında açıklanan sebeplere ilaveten bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle dairemizin 2002/12612 esas, 2003/1290 karar sayılı ilamındaki bozma sebeplerine ilaveten yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle de BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy