(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Salihli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.06.2002 tarih ve 2001/503 - 2002/286 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı iken, ortaklıktan istifa ettiklerini, ancak davalı kooperatifin müvekkillerine ait ödemeleri iade etmediğini ileri sürerek Metin Kocabıyık'ın ödemeler toplamı olan 1.721.000.000 TL'nin, Feridun Gökçen'in ödemeler toplamı olan 1.121.000.000 TL'nin ve Dilek Özcan'ın ödemeler toplamı olan 1.806.000.000 TL'nin ayrılma tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların ortaklıktan ayrılmalarına dair başvurularının olmadığını, kaldı ki 20.06.2000 tarihli genel kurulda, ayrılan ortağa ödemelerin 2002 yılı Haziran ayında ödenmesine karar verildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar, kooperatif ortaklığından istifa ettiklerini ileri sürerek, kooperatife yatırdıkları parayı geri istemişlerdir. Koop. K. 17.madde hükmüne göre, ortaklıktan çıkan kişinin alacakları ayrılma yılı bilançosuna göre hesap edilir ve bilançodan bir ay sonra istenebilecek hale gelir. Ancak, davacıların ortaklıktan ayrıldıklarına dair belge davacılar tarafından ibraz edilmediği gibi ,mahkemece kooperatif defterleri üzerinde yapılan incelemeye dayalı bilirkişi raporun da, kooperatif defterlerinde davacıların ortaklıktan ayrıldıklarına dair belge ve bilginin bulunmadığı mütalaa edilmiş bulunmaktadır. Davacılar, 1163 sayılı Koop.K. 17/1 maddesi hükümleri gereğince, dava konusu kooperatife yatırdıkları paralarının iadesinden ibaret haklarını , ancak, ortaklıktan ayrıldıklarını ispat ettikleri takdirde kullanabilir. Yine, anasözleşme 13. maddesi hükmü uyarınca, davacıların ortaklıktan ayrıldıklarına dair kooperatife noterden çektikleri ihtar da bulunmamaktadır. Ayrıca,yeni alınan ortaklarında davacılar yerine alındığı ispatlanamamıştır. Bu itibarla mahkemece, davacıların halen davalı kooperatifin ortağı anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekirken , yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yarına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy