(6762 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.02.2003 tarih ve 1997/455 - 2003/207 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan İ. B. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirkete ait markayı taşıyan LPG tüplerinin bayisi iken, başka bir firma ile anlaşıp bayiliği bıraktıkları halde çok miktarda boş tüpleri müvekkiline iade etmeyip haksız yere ellerinde bulundurduklarını, davalıların ancak depozito ücretini talep edebileceklerini ileri sürerek, boş tüplerin mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespiti ile iadesine, mümkün değilse imhasına, haksız rekabetin önlenmesine, şimdilik 50.000.000.-'ar lira maddi ve manevi tazminatın ıslah dilekçesi ile de 3.435.724.692.-TL daha kâr kaybına ilişkin maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan M. ve İ. vekili ile davalı A., esas ve husumet yönünden davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 08.08.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, davanın davalılardan İ. bakımından manevi tazminat hariç, diğer istemler yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan İ. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan İ. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, boş tüplerin davacıya iadesine, kâr kaybına ilişkin maddi tazminatın ve ayrıca manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı ile davalılardan hakkındaki dava kabul edilen mümeyyiz davalı İ. arasında sözlü ve fiili bayilik ilişkisinin uzun yıllar sürdüğü, bu davalının başka bir firma ile anlaşması sonucu bu ilişkinin sona erdiği, davacının bu davalı elinde kalan boş tüplerinin tespitini yaptırarak, bu davalının da imzasını taşıyan infaz tutanağı ile yediemine teslim edildiği, dosya kapsamı ile sabit ve taraflar arasında çekişmesizdir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, başlangıcı ve sonu belirtilmeden, varsayım ile bir yıllık süre içerisinde davacının bu boş tüpleri doldurtup tekrar piyasaya sunma olanağını kaybettiği olgusuna dayalı olarak kâr kaybı hesabı yapılmış olup, mümeyyiz davalı vekili bir önceki rapora aynı süre yönünden itiraz etmiş ise de, bir sonraki hükme esas raporda da yine bir yıllık süre üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davalı vekili yine bu rapora da aynı yönden itiraz etmiştir.
Davacı taraf, bu bir yıllık süre için raporda bildirilen miktar üzerinden davayı ıslah ederek, talebini bu süre ile sınırlandırmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece, bu davalının başka firma ile anlaşma yaparak davacı ile olan bayilik ilişkisini sona erdirdiği tarihin, taraflardan bu yöndeki delilleri istenilerek, gerektiğinde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile saptanması, tespit edilecek bu tarih ile, tüplerin yediemine teslimi tarihine diğer anlatımla, mümeyyiz davalının tüpler üzerindeki tasarrufunun sona erdirdiği tarihe kadar geçen süre için kâr kaybının, davacının bir yıllık süreye ilişkin isteminin aşılmaması koşulu ile bilirkişi ya da kuruluna hesaplatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu noktada eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Yediemindeki tüplerin, belirlenen depozito bedelinin davacı tarafça ödenmesi koşulu ile davacıya iadesine karar verildiğine göre, talep olmadığı, olsa bile fiili durumla bağdaşmayacak tarzda aynı tüplerin bir de toplattırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4- Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davacının kâr kaybı 3.435.724.692.-TL olarak hesaplanmış olup, dava dilekçesindeki 50.000.000.-TL kâr kaybına ilişkin istem ile birlikte toplam istem 3.485.724.692.-TL olarak ıslah edilmiştir. Mahkemece, 3.435.724.692.-TL kâr kaybına hükmedilmesi gerekirken, raporda yapılan toplama hatasının gözden kaçırılması sonucu istem aşılarak, 3.835.724.692.-TL. nın tahsiline hükmedilmesi de kabul şekli bakımından da isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan İ. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle temiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy