(6762 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.01.2003 tarih ve 2002/24 - 2003/23 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. A. Sağman tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı D. Gıda Ltd. Şti. de bulunan 20.04.2000 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalılara devir edildiği halde, bu devrin sanayi ticaret müdürlüğüne tescilinin davalılar tarafından yapılmadığını, ileri sürerek, şirket hisselerinin noter sözleşmelerine uygun olarak yeni malikleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacıların idaresi kendilerinde olacak şekilde bize devir edeceklerini beyan etmeleri üzerine, bu devri hatır için kabul ettiklerini gerçekte bir devri olmadığını, savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı M. temyiz etmiştir.
Limitet şirketlerde pay devri usulü TTK. nun 520 nci maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır.
Somut olayda devrin, imzası noterce tasdik edilmiş yazılı mukavele ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip pay defterine kaydı işlemi henüz gerçekleşmemiş bulunmaktadır.
Bu durumda davacıların öncelikle pay devrine ilişkin olarak şirket nezdinde gereken girişimlerde bulunmaları ve pay devrini şirket yönünden de geçerli kılmaları gerekirken, henüz devir işlemi tekemmül etmediği ve davacıların şirket kayıtlarında ortak gözüktükleri dikkate alınmadan, daha sonraki bir aşamaya ilişkin olarak Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü kayıtlarının devir nedeniyle tashih ve tescilinin istenmesi mümkün görülemez.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilip dinlenebilme kabiliyeti olmayan davanın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı M. A. Sağman yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy