(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341) (1086 S. K. m. 39, 40)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2002 tarih ve 1997/175 - 2002/979 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı R. K. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların görev yaptıkları dönemde kooperatifi 3.404.695.990.-TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan R. vekili ve diğer davalılar (ayrı ayrı) davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan R. ve İ. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan R. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların eylemlerinden dolayı kooperatifin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesi yollaması ile uygulanması gereken TTK. nun 341 nci maddesi hükmüne göre, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Somut olayda dava kooperatif yönetimi tarafından açılmış olup dava henüz dinlenebilir halde değildir. Yukarıda anılan madde hükümleri izlenmeden dava açıldığı takdirde, mahkemece HUMK. nun 39 ve 40 ncı maddeleri gereğince, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve muvafakatinin alınması ve vekaletnamesinin ibrazı amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, usulü noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozma sebep ve şekline göre de diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan R. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy