(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 06.03.2003 tarih ve 1999/209-2003/66 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.01.2004 günde davacı avukatı İlhan Ünsan ile davalı avukatı M. Nuri Akyüz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin daha önce davalı kooperatifçe ortaklıktan ihraç edildiğini, mahkeme kararı ile ortaklığın iade edildiğini, bu arada kur'a ile kendisine isabet eden konutun başka bir ortağa tahsis edildiğini bu konuda açtığı davanın da,lehine sonuçlandığını,halen dairenin teslim edilmediğini ve 25.07.1994 tarihli ihtarname ile kendisinden 270.163.024 TL istendiğini,oysa bu hesabın doğru olmadığı gibi,konuta yaptığı masraf ve kira kaybının mahsubundan sonra müvekkilinin asıl borcunun belirleneceğini ileri sürerek, iddia edilen borçtan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Bozma kararından sonra birleştirilen davada, hakkında verilen 25.10.1994 tarihli ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1988 tarihinden beri ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 30.06.1994 tarihi itibariyle aidat,şerefiye, arındırma, teras farkı, özel malzeme ve gecikme cezaları olmak üzere 270.163.024 TL borcu bulunduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı kooperatife 146.168.681 TL borçlu bulunduğu, 123.994.343 TL borçlu olmadığının belirlendiği, birinci ihtarname tarihinde davacının borcu 146.168.681 TL olduğu halde 270.163.024 TL ödemesi için ihtarname gönderildiği, bunun yanında,ikinci ihtarnamede 1163 sayılı yasanın 27 nci maddesi uyarınca bir aylık ödeme süresi öngörülmek gerekirken 30 günlük süre verildiği ve yasanın belirlediği süre tanınmadığından ihraç koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 123.994.343 TL borçlu bulunmadığının tespitine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 30 gün çeken Eylül ayında davacıya gönderilen ikinci ihtarda 30 gün önel verilmiş olması ihtarın dolayısıyla ihraç kararının usulsüzlüğünü gerektirmez ise de, davacıya çıkarılan ihtarlarda ödenmesi istenen alacak miktarının davacının gerçek borcunun çok üzerinde olması 1163 sayılı yasanın 27 nci maddesine aykırı olup, ihraç kararının bu nedenle iptalinin gerektirmesine göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 375.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 12.300.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy