(6762 S. K. m. 416)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2000/137-2002/1232 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davanın davalıları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin ticaret siciline başvurduklarında şirket ortaklıklarının devam etmediğini öğrendiklerini, davalı şirketin müvekkillerine ait ortaklık pay defterinde kayıtlı payları sahte imzalarla devir edilip, yeni pay durumunun ortaklık pay defterine işlendiğini ileri sürerek, pay devir işleminin geçersizliğinin saptanması, davalı şirketteki ortaklıklarının eski hisseleri oranında devam ettiğinin tespiti, paylara yönelik tasarruf hakkına vaki muarazanın önlenmesini, birleşen davada ise, davalılara yapıldığı belirtilen pay devir işlemlerinin geçersizliğinin saptanmasını, şirketteki ortaklıklarının eski hisseleri oranında devam ettiğinin tespitini, paylara yönelik tasarruf hakkına vaki muarazanın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacıların şirket hisselerini adi usul ile diğer ortaklara devrettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada, davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin esas sözleşmesinde hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin ciro, teslim ve ortaklık pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davanın davalıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmenin önlenmesi, pay devrinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar şirket ana sözleşmesinde pay senetlerinin nama yazılı senetler olacağı noktasından hareketle, bu nitelikteki senetlerin TTK.nun 416 ncı maddesinde öngörülen şekilde ciro, teslim ve pay defterine kayıtla intikal edeceği belirtilmiş ise de, dosya kapsamından nama yazılı hisse senetlerinin ihraç edilmediği anlaşılmaktadır.
O halde, TTK.nun 416 ncı maddesinde yer alan devir keyfiyetinin mevcut deliller karşısında gerekçe olarak kullanılması mümkün olmadığı bir gerçektir.
Böyle bir durumda, davacı Zinnet'in herhangi bir pay devrini kanıtlar bir belgenin bulunmaması, 11.07.1996 tarihli protokol fotokopisinde imzası bulunan davacı Mustafa'nın, bu belge tarihinden sonra 02.11.1998 tarihli yönetim kurulu toplantısına katılması ve protokol aslının ibraz edilememiş bulunmasına göre, davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, sonucu itibari ile doğru olan kararın HUMK.nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.320.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy