(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 13, 26, 30) (818 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2003 tarih ve 2000/814-2003/111 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.01.2004 günde davacı avukatı Ahmet Kılıçoğlu ile davalılar THY avukatı Selçuk Gerdan, Ekol Ltd. vekili Osman Şentürk ve Milli Savunma Bakanlığı vekili Faik Tanık gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Bakanlığa bağlı Hava Lojistik Komutanlığı'nın ihtiyacı olan TRANSMİTTER RECERVİER adlı malzemenin ihale ve müvekkilden temininin taahhüt edildiğini, malzemenin muayene için davalıya gönderildiğini, ancak davalı Bakanlıkça malzemenin alımından vazgeçildiğini, satım konusu emtianın müvekkiline iadesi için Bakanlıkça davalı Ekol'e ve Ekol tarafından da diğer davalı T.H.Y. A.Ş.ne teslim edildiğini, ancak, malın Şikago'da araştırılmasına rağmen bulunamadığını ileri sürerek, davalı Bakanlığın satım sözleşmesi gereğince iade borcundan, davalı Ekol'ün sözleşme gereği malzemenin tam ve sağlam olarak müvekkiline teslim borcundan davalı T.H.Y. A.Ş.nin ise taşıyıcı olarak sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle 80.000 USD.nin davalılardan mütesilsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Ekol Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmadığını, emteanın Komutanlık ve Ekol arasındaki sözleşme ile taşınmak üzere müvekkiline teslim edildiğini, alıcı konumundaki davacının ancak son taşıyıcı olan THY A.Ş.ne karşı dava hakkı bulunduğunun Varşova Sözleşmesi'nin 30/1. maddesi hükmü gereği olduğunu, olayda müvekkilinin sorumluluğunu gerektiren kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili, sözleşme gereğince, muayene için gönderilen emteanın davacıya iadesinde tüm sorumluluğun davacıya aidiyetinin benimsendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı T.H.Y. A.Ş. vekili taşıma sözleşmesinde göndericinin Ekol Ltd. Şti. alıcısının American Overseas ve taşıyıcı olarak müvekkillinin göründüğünü, davacının adının geçmediğini ve aktif dava ehliyeti bulunmadığını, Varşova/Lahey Protokolünün 26/2. maddesine uygun olarak ihbarda bulunulmadığını, aksi düşünülse dahi sözleşmede değer belirtilmediğinden sorumluluğun Kg başına 17 SDR ile sınırlı olduğunu, mal bedelinin faturada 5.000 USD olarak gösterildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile satım sözleşmesinin tarafı olan Bakanlığın zarardan sorumluluğu bulunmadığı zira, sözleşmenin 7/1. maddesi gereğince reddedilen emteanın Bakanlığa bağlı birlikten alma yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının temsilcisinin talimatı gereğince Bakanlığın emteayı davalı Ekol'e teslim ettiği, sözleşmede iade edilecek malın bedelinin Bakanlıkça bildirileceği konusunda hüküm bulunmadığı, davalı Ekol'ün vekil olarak hareket ettiği kanıtlanamamış olmasına rağmen Ekol'ün taşıyıcı olması ve taşımanın tamamını taahhüt etmiş olması nedeniyle Varşova Konvansiyonu'nun 13/3 ve BK.nun 100. maddesi ile Konvansiyonun 20. maddesi gereğince THY.nin taşıması ayağında oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı THY A.Ş.nin ise fiili taşıyıcı olması ve kaybın bu davalının taşıması sırasında meydana geldiği, her ne kadar T.H.Y A.Ş. ile Ekol arasında düzenlenen hava taşıma senedinde alıcı olarak davacı görünmemekte ise de, emteanın davacıya aidiyeti konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, her iki davalının taşıma senedine ekli fatura ile emtea değeri belirtildiğinden bu değer olan 5.000 USD.den sorumlu bulundukları gerekçesiyle davalılar Ekol ve T.H.Y. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı yanın Milli Savunma Bakanlığı'na satışını yaptığı, ancak muayene sonucunda istenilen nitelikte olmadığı gerekçesiyle alıcı tarafından kabul edilmeyen uçak parçasının iadesi sırasında kaybolmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davalı Milli Savunma Bakanlığı'na satım sözleşmesi ilişkisine, davalı Ekol Ltd. Şti.ne vekalet ilişkisine, davalı T.H.Y. A.Ş.ne ise taşıma ilişkisine dayanılarak husumet yöneltilmiştir. Mahkemece, davalı Bakanlığın sözleşmenin 7/1 maddesine göre satışa konu emteanın birlikte tutanak ile taşıyıcıya teslim edildiği gerekçesiyle dava reddedilmiş, diğer davalılar açısından da taşıma sözleşmesine dayanılarak konşimentoda değer belirtilmemiş olmasına rağmen gümrüğe verilen beyanda Bakanlığın belirttiği değer esas alınarak kısmen kabul kararı verilmiştir.
Davacı yanın davalı Bakanlık ile arasındaki satış sözleşmesi gereğince emteanın fiyatı konusunda 80.000 USD üzerinde anlaşıldığı her iki yar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalı Bakanlık, emtianın ihalede belirtilen orijinal ve yeni olma koşulunu taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Reddedilen emteanın iadesine ilişkin sorumluluk satıcıya aittir. Satıcının Türkiye temsilcisi, davalı Bakanlığa yazdığı 14.11.1999 tarihli yazı ile emteanın davalı Ekol Ltd. Şti.ne teslimini istemiş, isteme dayanarak da emtea Bakanlığa bağlı birlikte tutanak ile davalı Ekol'e teslim edilmiştir. Ancak, emteanın yurt dışı edilmesi sırasında davalı Bakanlıkça Gümrük idaresine verilen beyanda değeri 5.000 USD olarak gösterilmiş, mahkeme de bu değere itibar ederek kısmen kabul kararı vermiştir. Bakanlığın emtea değeri belirtilen hangi kıstasları gözettiği dosya içeriğinden anlaşılamadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da soyut değerlendirmelerle sonuca gidilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, emteaların yurda gelişine ilişkin taşımaya ve Gümrük işlemleri evraklarının celbedilmesi, keza, emteanın müteaddit muayeneler sonucunda davacı ihracatçıya gönderildiği anlaşılmakla buna ilişkin gidiş evraklarının celbedilerek, aralarında gümrük ve uluslararası taşıma mevzuatından anlayan bilirkişiler kurulu oluşturulup, emteanın yurda giriş ve muayene amaçlı çıkışlarında ne gibi işlemler yapıldığı, yapılan işlemler sırasında emteanın hangi değer üzerinden işlem gördüğü, davacının Türkiye temsilcisinin davalı Bakanlığa gönderdiği 14.11.1999 tarihli malzemenin ödemeli olarak M. firmasına iadesinin sağlanması için çıkış belgeleriyle birlikte Ekol Ltd. Şti.ne teslimine ilişkin talebinin hukuki olarak nitelenmesinin yapılması ve Bakanlığın bu işlemi yerine getirmesi sırasındaki sorumluluğun irdelenmesi gerekmektedir.
Anılan eksikliklerin giderilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın davacı ve davalılar Ekol Ltd. Şti. ile T.H.Y. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı ve davalılar Ekol Ltd. Şti. ile Türk Hava Yolları A.Ş. yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olamadığına, 375.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy