(818 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2002 tarih ve 2001/1428 - 2002/2139 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların yaptığı hafriyat sırasında, müvekkiline ait 66 metrelik bir borunun hasara uğradığını ileri sürerek, 1.632.289.185.-TL. nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, en fazla 40 metrelik borunun hasara uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiş Dairemizce davalılardan Mustafa'ya husumet düşmeyeceği, keşif yapılarak, boruların miktarının saptanması gerektiği belirtilerek, davalılar yararına bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan keşfe ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 55 metre bir borunun hasara uğradığı gerekçesiyle, davanın davalılardan A. A.Ş. bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan A. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat alacağına ilişkindir.
Davacı taraf, iddia ettiği zarar miktarına İSKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 51 nci maddesi uyarınca % 50 ilave yaparak tazminat talep etmiştir.
Sözü edilen Yönetmeliğin 51 nci maddesinde Su ve kanalizasyon tesislerine bilerek veya bilmeyerek çeşitli sebeplerle zarar verenler hakkında devlet malına karşı suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanmakla beraber, zararın giderilmesi için yapılan harcamalar % 50 fazlasıyla kendilerinden tahsil edilir. hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yönetmeliğin 51 nci maddesi, İSKİ ile sözleşme ilişkisi bulunan kişilerin İSKİ tesislerine yönelik haksız eylemleri sebebiyle tazminat hesaplanmasına ilişkindir. Sözleşmeden değil haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında, BK. nun 42 nci maddesi uyarınca gerçek zarar miktarına hükmedilmek gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de gerçek zarar ilkesinde, zarar görenin olaydan önceki durumuna kavuşabilmesi hedeflenir ve zararın giderilmesi işi dışardan bir müteahhide ihale edilseydi neye yapılacak idiyse, zarar gören ancak o kadar meblağı talep hakkını haizdir. Dolayısıyla, gerçek zarar olarak hesaplanan miktara matematiksel olarak bir miktar daha ilave etmek, açıklanan ilkeye uygun düşmez.
Bozulan hükümde, mahkemece; yukarıda yapılan bu açıklama ve ilkelere uygun olarak hüküm tesis edilmiş olup, davacı tarafın aksi yöndeki temyizi itirazları reddedilmiş ve hüküm davalılardan şirket yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulmakla, davalılardan şirket lehine usulü kazanılmış hak doğmuş olup, bozmadan sonra, bilirkişi raporunda % 50 ilave edilmeden tespit edilen tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, % 50 ilave edilerek hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy