(6762 S. K. m. 948, 987, 1235, 1236) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.02.2003 tarih ve 2002/188 - 2003/108 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.01.2004 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, M. A. Gemisi'nin Tuzla'da tersanede tamiri sırasında gemi kaptanının talebi üzerine müvekkilinden satın alınan sac bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 21.496.696.020.-TL. nın 29.08.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, bu alacaktan dolayı M. A. gemisi üzerinde TTK'nun 1235 ve 1236 ncı maddeleri hükmü uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, yanıt vermemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, gemi alacağı olarak nitelenebilen alacağın TTK'nun 1235 nci maddesinde on bent halinde gösterildiği, TTK. nun 987 nci maddesinde tanınan yetkiye dayanılarak gemi kaptanı tarafından, bağlama limanı dışında geminin bakımı için levazım alımı yapılması halinde aynı yasanın 948/1-1 nci maddesi uyarınca donatanın sorumlu olacağı, sac satışı nedeniyle doğduğu belirtilen alacağın, gemi alacağı niteliği taşıyabilmesi için zaruret halinde ve ihtiyaç ile sınırlı olarak ve geminin bağlama limanı dışında bulunduğu sırada kaptan tarafından temin edilen levazımla ilgili bulunması gerektiği, geminin bağlama limanının İstanbul limanı olduğu, sac satımının, geminin İstanbul-Tuzla'da tamir ve bakımı sırasında gerçekleştiğinin iddia edildiği, Tuzla'nın İstanbul limanından ayrı bir liman idaresine sahip bulunmadığı, davaya konu alacağın davacıya gemi alacaklısı sıfatı vermediği gerekçesiyle, M. A. gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, 21.496.696.020.-TL. nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve bu alacaktan dolayı M. A. gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, ancak, alacak davası hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. HUMK'nun 388/son maddesinde yer alan, istek sonuçlarından her biri hakkında karar verilmesi gerektiği kuralına aykırı olarak, alacak davası hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy