(4389 S. K m. 14/3-4) (818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.02.2003 tarih ve 2002/211 - 2003/84 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir Şubesi'nde mevduat hesabı olduğunu, bu mevduatın banka nezdinde değerlendirildiğini, ancak 28.02.2001 tarihinde müvekkilinin hiçbir yazılı talimatı olmaksızın hesabından davalı tarafından 7.700.872.199.-TL. nın kesildiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankada gecelik (O/N) işlemleri yaptığını ve normalin çok üzerindeki oranda faiz aldığını, müvekkili banka'nın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 27.02.2001 gün ve 198 sayılı kararı ile Bankalar Kanunu'nun 14/3-4 ncü maddesi uyarınca denetim ve yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devir edildiğini, kamusal görev yapan Fon'un normalin üzerindeki faiz oranlarının verilmemesi yönünde uygulama yaptığını, fahiş faizin gabin nedeniyle istenemeyeceğini, savunarak, davanın reddini istemiştir..
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde, açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürülmüştür. Ancak, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede öngörülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK.nun 21 nci maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (sübjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması gerekmektedir. Ancak yapılan bilirkişi incelemesi sırasında davacının hesap hareketlerinin de incelenerek davalı bankanın iddia ettiği şekilde hangi tarihlerde hangi miktarlara iddia edilen aşırı faizin uygulandığının ve dolayısıyla davaya konu miktarın ne şekilde hesaplandığının da tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı Banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy