(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 11, 18)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2001 gün ve 2001/966-2001/1569 sayılı kararı onayan Daire'nin 17.06.2002 gün ve 2002/2798-6152 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devredilen A.... Bankası ile imzaladığı emeklilik geliri sözleşmesi gereğince bankaca kendisine ödenmesi taahhüt edilen aylık gelirin bu günkü koşullarda hiçbir ekonomik değer ifade etmediğini ileri sürerek, aylık emeklilik gelirinin 600.000.000.-TL olarak belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'in 17.06.2002 gün ve 2002/2798-6152 sayılı kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık özel hukuk alanında düzenlenen Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi ile davacıya bağlanan aylık gelirin uyarlanması isteminden kaynaklanmaktadır.
Sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuk sistemlerinde, sözleşmeye aynen uyulması (Pacta Sund Servanda) ilkesi hakim olup, ancak sözleşmenin düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan durum ve koşullardaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulmuş olması gibi genel ve objektif koşulların gerçekleşmiş olması halinde hakimin sözleşmeye müdahalesi ile (Clausula Rebus Sic Stantibus) sözleşmenin yeni koşullara uydurulması imkanı doğabilecektir. Böyle bir davada sözleşmenin uyarlanmasına karar verebilmek için hüküm tarihinde dahi sözleşmenin ayakta kalması zorunludur. Dava konusu olayda ise, temyiz dilekçesine ekli, davalı bankanın devir edildiği T.C. Z.... Bankası yönetim kurulunun 14.11.2001 tarihli kararına dayanılarak, Tasfiye Halindeki T. E.... Bankası A.Ş. Tasfiye kurulu tarafından verilen 28.12.2001 tarihli karar ile dava aşamasında sözleşmenin fesih yolu ile ortadan kaldırıldığı ileri sürülmüştür. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek somut olayda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 18.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy