(6762 S. K. m. 79, 80) (4389 S. K. m. 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.02.2003 tarih ve 2001/407 - 2003/63 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Akçaabat Şubesine 19.07.1988 tarihinde 15.000 yatırdığını, müvekkilinin uzun süredir Türkiye'ye gelmediğini, bu arada Akçaabat Şubesi'nin kapatıldığını ve tüm hesapların Trabzon Şubesine aktarıldığını, müvekkilinin babası ve vekili olan M.' in parayı çekmek için davalı bankaya başvurduğunda böyle bir hesap olmadığının söylendiğini, oysa söz konusu paranın bankadan çekildiğinin davalıca kanıtlanmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000 'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hesabın 24.08.1990 tarihinde başka bir hesaba virman yapıldığını daha sonra Akçaabat Şubesi'nin kapanması üzerine hesabın Trabzon Şubesi'ne aktarıldığını ve bu paranın çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacının iddia ettiği gibi davalı bankada iki ayrı hesabının bulunmadığı, açılan ayrı hesapların birbirine virmanlandığı, bunun da, hesap kartonunda açıkça belirtildiği, müşteri ile banka arasındaki uyuşmazlıklarda aksi kanıtlanmadıkça banka kayıtlarının geçerli olduğu, davacı tarafın paranın çekilmediğini ve vekaletin geçersizliğini ileri sürmediği ve ikinci bir hesabı bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, usulsüz olarak çekilen mevduatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, yukarıda da, özetlendiği gibi müvekkilinin davalı bankanın Akçaabat Şubesi'ne yatırdığı 15.000 'nin davalı bankaca ödenmediği iddiasında bulunmuş, davalı vekili de, davaya konu mevduatın başka hesaba virman yapıldığını ve buna ilişkin hesabın kapatılması nedeniyle davacının bir alacağı bulunmadığını savunmuştur.
Dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde, davacının davaya konu ettiği 19.10.1988 tarihinde açılan hesaba ait bir hesap cüzdanı bulunduğu ve fakat buna ait hesap kartonun bulunmadığı gibi bu hesabın ne şekilde kapatıldığı anlaşılamamıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının davalı bankada iki ayrı hesabı olup olmadığı kesin olarak belirlenememiştir.
O halde mahkemece, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığı davalı bankanın ilgili şubelerinin tüm kayıtları üzerinde inceleme yapılması ve davacının davalı bankada iki ayrı hesabının bulunup bulunmadığı, özellikle dava konusu mevduat hesabının ne şekilde kapatıldığı ve dava konusu hesaptaki paranın davacı tarafça çekilip çekilmediği hususlarının araştırılıp, açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, belirtilen hususlar yeterince aydınlatılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy