(1163 S. K. m. 16, 27) (7201 S. K. m. 21)
Taraflar arasında görülen davada Akhisar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2002 tarih ve 2001/49-2002/341 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ortaklıktan çıkarıldığını, başka ortaklar kadar mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, genel kurula itiraz etme hakkının engellendiğini iddia ederek, çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yasa ve sözleşme hükümleri uyarınca ortaklıktan çıkarıldığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, çıkarma kararının usulüne uygun şekilde verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
İhraç kararı,davacının mali yükümlülüklerini usulüne uygun ihtarnamelere rağmen yerine getirmediğinden bahisle verilmiştir. Mahkemece, ihraç kararının usul ve sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Ancak, mali yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle ihraca karar verilmesi için,ortağın Kooperatifler Yasası'nın 16 ve 27 nci maddeleri ile bu maddelere aykırı olmayan kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine uygun olarak ihtar edilmesi gerekir. Somut olayda, davacıya borçlarını ödemesi için çekilen ve 2.10.2001 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede Kooperatifler Yasası'nın 27 nci maddesine aykırı şekilde bir aylık süre yerine 30 günlük süre verildiği gibi,birinci ihtarnamenin de davacıya tebliğinin Tebligat Kanunun 21 nci maddesine aykırı olarak yapıldığı açıktır.O halde, usulüne uygun olmayan, geçerli şekilde tebliğ edilmeyen ihtarnameler sonucu ihraç kararı verildiği,usulüne uygun olmayan ihtarnamelerle ihraç kararı verilemeyeceği dikkate alınıp davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,kararın davacı yararını bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy