(2004 S. K. m. 67) (818 sayılı kanun m. 118)
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.02.2003 tarih ve 2002/474 - 2003/94 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla (...) gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yapılan taşıma işi bedelini ödemediğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malda hasar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının taşıyıcı olup malda meydana gelen hasardan sorumlu olduğu; ancak, hasar bedelini açacağı ayrın bir dava ile istemesinin mümkün olduğu, davacının yaptığı taşımadan dolayı alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden doğan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, taşıyıcı olup davaya konu icra takibi ile taşıma bedelini istemiştir. Davalı ise gönderen konumunda olup icra takibine itirazında taşıma bedeline yönelik bir itirazda bulunmayıp malların alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle alacaklı durumda olduğunu ileri sürmüştür.
İlke olarak, takas ve mahsup talebinin, mutlaka mukabil dava şeklinde değil, defi olarak da ileri sürülmesi mümkündür. Davalı vekilinin icra takibine yaptığı itirazın bir takas defi olduğu açık olmakla, Mahkemece bu hususta inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davalının talebinin ayrı dava konusu olarak değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy