(1086 S. K. m. 1) (6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada S. 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2001 tarih ve 2000/899 - 2001/970 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik ve trafik sigortacısı bulundukları aracın, müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araca çarpması sonucu hasarlandığını, sigorta ettirene hasar bedelinin ödendiğini, davalılardan tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiklerini iddia ederek, itirazlarının iptallerine, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, davanın değerinin 400.000.000.000.-TL'dan fazla olduğu, işlemiş faizlerin de dava değerine dahil bulunduğu, davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde Sivas Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücu alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece işlemiş faiz miktarının da dava değerine dahil olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, HUMK. nun 1 nci maddesi, mahkemelerin görevinin belirlenmesinde davanın açıldığı gündeki değerinin nazara alınacağını hükme bağlarken, faiz, icra tazminatı ve giderlerin görevin tespitinde dikkate alınmayacağını düzenlemiştir. Somut olayda itirazın iptaline konu takip, 219.048.000.-TL asıl alacak ve 210.000.000.-TL işlemiş faiz üzerinden başlatılmıştır. O halde, asıl alacak miktarı itibariyle davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu açık bulunmasına göre, yazıl şekilde işlemiş faizin de dava değerine dahil olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy