(6762 S. K. m. 1304) (Yangın Sigortası Genel Şartları B.8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.01.2003 tarih ve 2000/340 - 2003/1 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen depremde işyerinin hasar gördüğünü, davacının işyerini tamir ettirmesinden sonra 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremde işyerinin tamamen yıkıldığını, davalı sigorta şirketinin ilk hasarla ilgili olarak 1.840.000.000.- TL ödeme yapıp, 2. hasar ile ilgili bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 5.000.000.000.- TL. nın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Yangın Sigortası Genel Şartları B.8.3 ncü maddesi uyarınca 17.08.1999 günü meydana gelen depremde sigortalı dekorasyon malzemelerinin tam zıyaa uğraması nedeniyle, muafiyetler düşüldükten sonra hesaplanan hasar bedelinin davacıya ödenmesi nedeniyle sigorta teminatının sona erdiğini, 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremde davacı işyerinin zarar görmediğini, istenen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 17.08.1999 tarihli depremde davacıya ait iş yerinde kısmi hasarın meydana geldiği ve bu hasar ile ilgili sigorta teminatı dahilinde davacıya kısmi ödeme yapıldığı, davacıya ait işyerinin 12.11.1999 tarihli depremde de zarara uğradığı gerekçesiyle, 5.000.000.000.-TL. nın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, 12.11.1999 günü meydana gelen depremde hasarlanan işyerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu ileri sürerek, sigorta teminatının tahsilini istemiştir.
Davacı, deprem teminatı da bulunan Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile işyerini 29.05.1999-29.05.2000 tarihleri arasında davalı şirkete sigorta ettirmiştir. Poliçede, %75 enflasyon klozu ile birlikte, emtia için 3.797.500.000.-TL, dekorasyon için de 2.848.125.000.-TL teminat verilmiştir. 17.08.1999 günü meydana gelen depremde sigortalı işyerindeki dekorasyonun tamamen hasarlanması nedeniyle, poliçede yazılı muafiyet hükümlerinin uygulaması sonrasında, sigorta teminatının davacıya ödendiği taraflar arasında tartışmasızdır.
Yangın Sigortası Genel Şartları'nın B.8.3 ncü maddesi hükmünde de açıkça belirtildiği üzere, sigorta edilmiş rizikonun gerçekleşmesi ile tam zıya meydana geldiği takdirde sigorta teminatı, diğer bir değişle sigorta konusu ortadan kalktığından, sigorta sözleşme ilişkisi sona erer. Dava konusu olayda da, 29.05.1999 başlangıç tarihli poliçe ile teminat altına alınan dekorasyon için sigorta teminatı, 17.08.1999 tarihli depremde tam zıyaa nedeniyle sona ermiştir. Dekorasyon nedeniyle sigorta teminatı kalmayan poliçeye dayanılarak, 12.11.1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle, davacı alacağının tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
2- Ayrıca, 26.11.1999 tarihli ekspertiz raporunda, 12.11.1999 günü saat 19.00 sıralarında meydana gelen deprem sonrasında ekspertizin 19.11.1999 günü inceleme yaptığı, sigortalının (davacının) 17.08.1999 tarihinde meydana gelen ilk depremden sonra taşındığı, büroda emtianın da bulunmadığı, emtia hasarının söz konusu olmadığı, dekorasyon hasarının da ilk depremden kaynaklandığı belirtilmiştir. 12.11.1999 tarihli deprem sonrasında idare tarafından düzenlenen hasarlı işyerlerine ait listede davacı işyeri de yer almakta ise de, 26.11.1999 tarihli ekspertiz raporunun aksini kanıtlamak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın, poliçede yazılı riziko adresinde bulunan sigortalı emtianın 12.11.1999 günü meydana gelen depremde hasarlandığına dair yeterli kanıt da sunulmamıştır. Mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınmadan, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy