(1086 S. K. m. 1, 8) (6762 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2001 tarih ve 2000/689 - 20011585 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve mm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının abonesi olan dava dışı N. Tavukçuluk A.Ş.nin kiracı bulunduğu taşınmazı satın aldığını, elektrik borcunun belirlenmesi için tespit yaptırdıklarını, davalıya abonelik sözleşmesi için başvurmalarına rağmen 6.000.000.000.- TL alacaklarının ödenmesi gerektiğinin söylendiğini, elektrik dağıtımı konusunda tekele sahip davalının hakkını kötüye kullandığını, abonelik tesis etmediğini iddia ederek, 31.08.2000 tarihli 6. 186.750.000.-TL bedelli faturadan borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkili adına abonelik tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasına konu taşınmazda N. Tavukçuluk A.ş. adına abonelik bulunduğunu, 6.186.700.000.-TL borcu nedeniyle elektriğin kesildiğini, bu abonelik ortadan kaldırılmadan yeni abonelik tesis edi1emeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, fatura edilen elektrik borcunun N. Tavukçuluk A.ş. adına olduğu, davacıdan ödenmesi için bir talep olmadığı, menfi tespit davası açmada hukuki yararının bulunmadığı, abonelik tesis isteminin davalının kamu iktisadi devlet teşekkülü olması nedeniyle idari yargıda görülmesi gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine, abonelik tesisine ilişkin dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava, menfi tespit ve abonelik tesisi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının, önceki abonenin elektrik borcu nedeniyle satın aldığı işyerine elektrik enerjisi vermediğini, abonelik sözleşmesi yapmadığını iddia ederek, önceki abonenin kullandığı enerji bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkiliyle yeniden abonelik sözleşmesi tesisine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, abonelik tesisiyle ilgili davada idari yargının görevli olduğu, borçlu olmadığının tespiti talebi bakımından hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hukuk yargılamasında olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yapmak hakime aittir. Davalı yan, elektrik enerjisi satımı konusunda kamu hizmeti anlamında edimle yükümlü, hukuki anlamda koşulları oluştuğunda iltihaki sözleşmeler yapmak zorunda kalan, 26.01.1994 tarih 21830 sayıl Resmi Gazete'de yayınlanan ana statüsünün 3/1 'nci maddesinde açıklandığı üzere, özel hukuk hükümlerine tabi İkdisadi Devlet Teşekkülüdür. O halde, davacının talebinin, abonelik tesis edilmemesi yönünde davalı tarafın muaraza yaratması olarak değerlendirilmesi ve tacirler arası muarazanın giderilmesinin adli yargıda görülmesi gerekeceği nazara alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyizine gelince;
Davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, yazılı şekilde davacıya ait iş yerine elektrik verilmesi yönünde tedbir kararının devamına karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 'numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle davalı yarına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy