(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.02.2002 tarih ve 2001/400 - 2002/21 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının arasında abone sözleşmesi olduğunu, kiralanan iş yerinde kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğini, kiracının fiilinin kurumu bağlamayacağı, kaçak bedelinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında abonelik sözleşmesi olmadığını, kaçak elektrik kullananın kiracısı olduğunu, tespitin bu yönde gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği iş yerinin davalı tarafından 1999 yılında 5 yıllığına dava dışı M Dershanesi'ne kiraya verildiği, abonesiz elektrik kullanım sonuçlarından davalı mal sahibinin sorumlu olamayacağı, takibin haksız yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, takibe konu alacağın % 40 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya alınarak davalıya verilmesine karar verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddiyle beraber, takibin haksız yapıldığı gerekçesiyle davacı yararına takibe konu alacağın %40 oranında haksız takip (kötü niyet) tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, haksız takip tazminatına hükmedilmesi için, takibin tek başına haksız olması yeterli olmayıp, kötüniyetle yapıldığının da iddia edilip ispat edilmesi gerekir. Somut olayda davacı kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği iş yerinin malikine de icra takibinde bulunmuştur. Davacının kötü niyetli olduğu iddia edilip ispat edilmemiştir. O halde, koşulları oluşmadığı halde davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy