(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2001 tarih ve 2000/32 - 2001/259 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Bakanlık vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan alacağın rucüen tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirkete sigortalı aracın belediye otobüslerine ait durağın bulunduğu yerde park etmiş olması nedeniyle davalı bakanlığa ait resmi polis çekicisinin üzerine konulması sırasında tekerleklere takılan kelepçe ile hidrolik kaldıraç arasındaki bağlantıyı kuran halatların kopması sonucu kazanın meydana geldiği, davalılar İrfan E. ve R.'in polis memuru olarak görevlerini yaptıklarının anlaşılması ve mahkemece de olayın bu oluş içerisinde gerçekleştiğinin kabul edilmesine rağmen, davalı bakanlık hakkında hizmet kusuru nedeniyle istihdam ettiği kişiler yönünden açılacak tazminat davasının ancak idari yargı yerinde görülmesinin zorunlu olduğu gözönüne alınmaksızın davalı bakanlık aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu husus göreve ilişkin bulunduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen gözönünde tutularak, bakanlık hakkında açılmış bulunan rücu davasının idari yargı yerinde açılması gerektiğinden bahisle bakanlık hakkındaki davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı İçişleri Bakanlığı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Bakanlık vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı İçişleri Bakanlığı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy