(6762 S. K. m. 1283) (818 S. K. m. 42, 98/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 13.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2003 tarih ve 2001/736 - 2003/215 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait işyerinin hırsızlık teminatı da dahil edilerek, davalıya işyeri paket sigorta poliçesi ile sigorta ettirildiğini, 21.05.2001 günü çalınan emtia ve demirbaşların 6.000.000.000.-TL olduğunu ileri sürerek, bu meblağın 21.06.2001 gününden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 21.06.2001 gününden itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı TTK. nun 1283 ncü maddesi uyarınca, gerçek zararı ödemekle yükümlü olup, davacı hırsızlık öncesi davacı işyerinde iddia edilen miktarda emtia ve demirbaş bulunmadığını savunmuş, delil listesinde miktar bakımından davacı defterlerine de dayanmıştır.
BK. nun 98/2 nci maddesi yollamasıyla, aynı Kanun'un 42 nci maddesinin ilk cümlesi hükmüne göre, zararın gerçek miktarını kanıtlamak yükü davacı sigortalıya düşmektedir.
Davacı tarafın Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunurken verdiği listede dökümü yapılan demirbaşlar ile olayın üzerine davalıya verilen ihbar dilekçesinde sıralanan hurda ve hurda olmayan malların sayı ve nitelikleri, ekspertiz raporunda ve bu rapora ağırlıklı olarak itibar eden hükme esas bilirkişi raporunda esas alınmıştır. Her iki raporda da, davacının incelenen ticari defterinde çalınan eşyaların kaydına rastlanmamıştır. İddia edilen kadar emtia ve demirbaşın, işyerinin hacmi ve kapasitesi itibariyle gerekli olduğundan yola çıkılarak, bunların hırsızlık öncesi varlığı bu varsayımla kabul edilmiş ve eksik sigorta hükümleri de uygulanarak zarar miktarı belirlenmiş olup, davalı vekilinin rapora itirazı üzerine verilen aynı yöndeki ek rapora da itiraz edilmiş ise de, ek rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Oysa davacı tarafa, iddia ettiği miktarın ispatı bakımından başkaca (her türlü) delilleri varsa ibraz ettirilmesi, ibraz ettiğinde değerlendirilmesi, bu yolla dahi gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaz ise, BK.nun 42 nci madde son cümle hükmü uyarınca mahkemece, uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy