(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.05.2002 tarih ve 2002/165 - 202/288 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aspestli boru imalatıyla uğraştığını, imalat için gerekli olan aspestin yurt dışından ithalat suretiyle elde edildiğini, liman şehri olan Mersin'de gerekli olan aspest ithalatı, gümrük işlemleri ve depolama v.s işlerin halledilmesi için davalılardan Z. ile anlaşıldığını, Z.'nin bu işlemleri zaman içersinde davalı şirketler aracılığı ile gerçekleştirdiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmamasına rağmen, cari hesap şeklinde işleyen bir ilişki bulunduğunu, bilahare davalının hizmet vermeyi durdurduğunu, ancak müvekkilince fazladan ödenen paranın iade edilmediğini belirterek, faiziyle birlikte toplam 45.182.400.000.-TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen yetkisizlik kararına istinaden davacının HUMK'nun 193 ncü maddesi uyarınca gereken işlemleri yapmadığını belirterek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen yetkisizlik kararının 21.12.2001 tarihinde kesinleştiği, davacının 10 günlük süresinden sonra 02.01.2002 tarihinde başvuruda bulunmuş olmakla HUMK'nun 193 ncü maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 193/3 ncü maddesi uyarınca mahkemece verilen yetkisizlik kararı üzerine, karar karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay'ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen yetkisizlik kararı henüz kesinleşmeden, davacı vekilince 26.11.2002 tarihinde yetkisiz mahkemeye başvurularak tahrik dilekçesi verildiği görülmektedir. Bu durumda, davacı vekilince HUMK. nun 193/3 ncü maddesinde belirtilen usulü işlemler süresinde yerine getirilmiş olduğundan, aynı Yasa'nın 193/4 ncü maddesince verilen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy