(2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.01.2003 tarih ve 2001/1027-2003/44 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 16.08.2000 tarihinde E-Ticaret Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın sözleşmesinin kendisine yüklediği yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi kontrolü ve tahsil işlemi banka tarafından yapılan internet ortamındaki 01.02.2001-24.03.2001 tarihleri arasındaki satışlarda kredi kartı sahiplerinin ödemelere itiraz ettiği gerekçesiyle müvekkilinin hesabından 7.310 USD karşılığı 6.732.240.500 TL. yi kendi hesabına aktardığını ileri sürerek 7.310. USD.nin faiziyle birlikte ödeme günündeki karşılığı Türk Lirası'nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya ait eczanenin web sitesinin teknik sorunları sebebiyle gerekli koşullar sağlanmadığından sözleşme kapsamında hiçbir işlem gerçekleşmediğini, ancak bu sorular giderilene kadar daha önceden davacı ile imzalanan standart üye işyeri sözleşmesi kapsamında işlemlere aracılık edildiğini, davacının e-posta yoluyla aldığı siparişlere ilişkin işlemlerde kart hamili itirazı işlemler, POS makinesinden tuşlanarak yapılan işlemlerin ya da faks/e-posta ile gönderilen harcama bilgilerine istinaden bankaca yapılan işlemlerin güvenlik bakımından farklı olmadığını, sözleşmenin 17. maddesi gereğince dava konusu meblağın davacı hesabından geri alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu posta /telefon siparişi ile yapılan alış-verişlerde başkasına ait kart numarası ve kart vadesi bilgilerini kullanarak dolandırıcılık yapıldığı, gerçek kart sahiplerinin kartı aldıkları yabancı bankalara itirazları sonucu anılan tutarların bu bankalar tarafından davalı banka hesabına borç kaydedildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının bu tür zararları üstlenmek zorunda olduğu, davalı tarafından davacıya elektronik POS cihazı verilip verilmemesinin sonuca etkili olmadığı, 2 adet 210 USD.lik alış-veriş için ters ibraz (chargeback) yapılmadığı, bu meblağın muhtemel talepler için bloke tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 420 USD.nin ödeme günündeki TL. karşılığının dava tarihinden itibaren yıllık %7,25 oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, E- Ticaret Üye İşyeri Sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davalı banka vekilinin 7.11.2003 tarihli dilekçesi ekinde ibraz edilen Beyoğlu İflas Müdürlüğü'nün 23.10.2003 tarihli yazısında, davacı Ahmet Nevzat Güven'in Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2.10.2003 tarih 2002/528 Esas ve 2003/369 Karar sayılı ilamı ile iflas ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktadır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle İ.İ.K.nun 194. maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken davacı yönünden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy