(5846 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2002 tarih ve 2001/300 - 2002/678 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan S. Kasetçilik Ltd.Şti.nin yapımcısı olduğu kasete, diğer davalı tarafından okunan Geze Geze Yüreğime Dert Oldu adlı müzik eserinin söz ve müziğinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bu eseri 1960 ve 1970'li yıllarda taş plaklara okuduğunu ve bu plaklarda eser sahibi olarak müvekkiline yer verildiğini, sonraki yıllarda da müvekkilinin diğer sanatçılardan telif ücreti aldığını ileri sürerek, toplam 2.000.000.000.-TL maddi ve manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, TRT'nin kayıtlarına göre eser sahibinin davacı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu eserin anonim olduğu, dava dışı H.'nun derlediği ve 1978 yılında Ankara Radyosu Stüdyolarında ses kaydına alındığı, davacının 5846 sayılı Yasa'nın 11/1 nci madde hükmü koşullarına göre, eser sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, P. Plak firmasının 1973 yılı katalogunun geçerli bir delil olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı FSEK. nun 11/1 nci maddesi hükmüne dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu maddede yayınlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır hükmüne yer verilmiştir.
Davacı taraf delil listesinde, dava dilekçesinde 1960 ve 1970 yılları arasında dava konusu eseri okuduğunu iddia ettiği taş plaklara ve dava dışı P. Ltd. Şti.nin kayıtlarına da dayanmıştır. Bu plaklar dosyaya ekli, Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nin aynı davalılar hakkında takipsiz bırakılan dava dosyası içerisinde bulunmakta olup, hükme esas bilirkişi raporunda, bu plakların daha önce piyasaya sürüldüğü ve üzerlerinde söz ve müziğin davacıya ait olduğuna ilişkin etiket bulunduğu bildirilmiş, ancak, 1996 yılı baskılı ve Notalarıyla Uzun Havalarımız başlıklı bir kitap ile TRT'nin 2000 yılı baskılı ve Türk Halk Müziği Repertuarı başlıklı kitapta bu eserin dava dışı H. tarafından derlendiği, buna göre de eserin anonim olduğu, kişiye değil, yöreye ait bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, eserin anonim olduğu, TRT'nin cevabi yazısına göre de, ilk kez 1978 yılında TRT Ankara Radyosu Stüdyolarında ses kaydına alındığı, P. Plak firmasının 1973 yılı katalogunun geçerli bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa davacı vekili hükme esas bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, taş plaklara ve 1973 yılı kataloguna da tekrar dayanmıştır. Mahkemece, ek rapor alınmadığı gibi, taş plaklar karar gerekçesinde hiç tartışılmamıştır. Mahkemenin gerekçede tartıştığı 1973 yılı katalogunun geçerli bir delil olmadığının somut kanıtları ve açıklaması yapılmamış, bu katalog bilirkişi raporunda hiç tartışılmamıştır.
Bilirkişi raporundaki kitaplarda geçen kayıtlar ile TRT kayıtları, aksinin kanıtlanması mümkün olan takdiri birer delilden ibarettir. Mahkemece, konunun uzmanlığı gerektirdiği kabul edilip, bilirkişi incelemesine gerek görüldüğüne göre, rapora esaslı ve sonuca etkili olarak ciddi itirazlar getirildiği halde ek rapor veya başka bilirkişiden yeni bir rapor alınması cihetine gidilmemesi doğru olmamıştır.
Davacı vekili, pek çok sanatçının müvekkiline telif ücreti ödediğine ilişkin yazılı kanıtlara da dayanmış, bunlarda tartışmasız bırakılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, davacının lehine eser sahipliği karinesinin daha önce oluşup oluşmadığının üzerinde yeterince durulması gerekirken, mahkemece, eksik incelemeye dayalı yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy