(1086 S. K. m. 438) (4721 S. K. m. 2) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.06.2002 tarih ve 2001/323-2002/346 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete satın alınan araç nedeniyle davalı bankadan aylık %2,7 oranıyla 19.09.2000 tarihinde tüketici kredisi alındığını, davalı bankanın ekonomik şartlardaki bir takım gelişmeler gerekçe göstererek faiz oranını tek taraflı olarak %6'ya çıkardığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu ileri sürerek aylık faiz oranının %2,7 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile müvekkili banka arasındaki sözleşmenin genel kredi sözleşmesi olduğunu, tüketici kredisi olarak nitelendirilemeyeceğini, sözleşmede bankaya kredi faizlerini artırma hakkının tanındığını, ekonomik kriz nedeniyle kaynak maliyetleri arttığından bankanın makul olan bu artışı yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin davalı bankaya faiz oranını artırma yetkisi verdiği, ticari şirkete kredi ile araç alındığından kredinin tüketici kredisi olarak kabul edilemeyeceği, hükmün müdahalesini gerektirecek MK.nun 2 nci maddesine göre dürüstlük kurallarına aykırı ve fahiş bir artış yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 8.5.2001 havale tarihli dava dilekçesinde davanın harca esas değeri 10.083.375.000 TL. olarak gösterilmiş ancak davacı vekili tarafından 11.5.2001 tarihinde verilen dilekçede, dava değerinin dava dilekçesinde sehven 10.083.375.000 TL. olarak gösterildiği, davanın davalının tek taraflı olarak faiz oranını artırması nedeniyle meydana gelen ödeyecekleri miktardaki artışa yönelik olduğunu bu nedenle dava değerinin 4.000.000.000 TL. olarak dikkate alınması gerektiğini bildirerek bu düzeltme dilekçesinin de dava dilekçesine ek olarak tebliğini talep etmiştir. Mahkemece 11.5.2001 tarihli dilekçe dikkate alınmadan davacının tüm kredi borcu miktarı olan 10.083.375.000 TL. esas alınarak davalı lehine 745.100.000 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 2 nolu bendendeki 745.100.000 ibaresi çıkarılarak yerine 360.000.000 TL: ibaresi yazılarak hükmün düzeltilmiş bu haliyle onanmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy