(6762 S. K. m. 781, 1062)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.02.2003 tarih ve 2001/119 - 2003/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.02.2004 günde davacı avukatı S. Irmak gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından taşınan saç emtiasının gemide seyir sırasında meydana gelen yangına bağlı pas hasarına uğramış olarak müvekkiline teslim edildiğini ileri sürerek, 52.519,20 USD. nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili donatan ile dava dışı kiracı arasındaki sözleşmeyle tahkim şartı öngörüldüğünü, TTK. nun 1062/2 nci maddesi uyarınca gemide çıkan yangın hasarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, delil tespit dosyalarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, gemide seyir halinde iken yangın çıktığının ihtilafsız olduğu, yükteki hasarın yangın söndürme sırasındaki ıslanmadan kaynaklandığının ispatlanamadığı, kaldı ki davacının hasarlı olduğunu ileri sürdüğü emtiayı satmasının da yük değerinde azalma meydana gelmediğini gösterdiğini, rulo saçlardaki ıslaklığın deniz suyundan mı tatlı sudan mı meydana geldiğinin saptanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı tarafından taşınan sac emtiasının bir kısmının ıslanmaya bağlı olarak hasarlandığı ve bu haliyle davacı gönderilene teslim edildiği delil tespit işlemleri ile sabit bulunmaktadır. Bu durumda davacı, gönderilen taşınan emtiadaki hasar nedeniyle uğradığı gerçek zararın tazminini davalı taşıyandan isteyebilir. Bunun için de, uzman bilirkişilere emtianın hasarlı haliyle satılması veya hasar sonuçlarının ne kadar masrafla giderilerek satılabileceği olasılıklarına göre satış değerinin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının açıklattırılması, ortaya çıkacak sonuca göre gerekirse emtiayı hasarlı halde düşük kârla sattığını savunan davacıdan satış belgelerinin ibrazı istenilerek yapılacak inceleme sonucunda davacının gerçek zararının belirlenmesi gerekirken, davalı taşıyanca TTK. nun 1062/2 nci maddesinde öngörülen biçimde sorumluluğunu kaldıran bir yangın olgusu ve bunu söndürme zorunluluğuna bağlı durumun varlığı ispatlanamamasına karşın paslanmayı doğuran suyun deniz suyu mu tatlı su mu olduğunun anlaşılamadığı ve davacı gönderilence emtianın satılması nedeniyle zarardan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy