(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2003 tarih ve 2002/482 - 2003/97 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı aidat borcu olduğu gerekçesiyle üyelikten ihracına karar verildiğini, halbuki aidatlarını kooperatifin borçlu olduğu takip dosyasına yatırdığını ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihraç edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan ihraç kararının davacıya 26.02.2002 tarihinde tebliğ edildiği ancak davacının 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 10.07.2002 tarihinde ihraç kararının iptali isteminde bulunduğu gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Konuyla ilgili yasal düzenlemenin yer aldığı 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 16. maddesi, ortaklıktan çıkarılma kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde itiraz davası açılabileceği, tebliğ edilen kararın yönetim kurulunca verilmesi halinde ortağın 3 aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebileceği, bu itirazın ilk yapılacak toplantıda genel kurula sunulmak üzere, yönetim kurulan noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılacağı, genel kurula itiraz edildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamayacağı, hükmünü taşımaktadır.
Somut olayda, davacıya davalı kooperatif yönetim kurulunca alınan çıkarma kararı 26.02.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının, temyiz dilekçesine ekli 03.05.2002 tarih ve 15915 yevmiye no.lu noter ihtarnamesi ile ihracının ilk yapılacak genel kurulda görüşülerek karara bağlanmasını davalı kooperatif yönetim kurulundan talep ettiği anlaşılmıştır. Kural olarak, yönetim kurulunun çıkarmalarına karşı genel kurula itiraz yapıldığında, çıkarma kararına karşı iptal davası açılamaz. Yapılmış olan itirazın genel kurulca karara bağlanması beklenir. Ancak, itiraz ilk toplanacak genel kurul gündemine alınmaz yani ortağın itirazı incelenmez ise, bu takdirde ortağın itirazı zımnen reddedilmiş sayılır. Bu takdirde ortağın çıkarma kararına karşı iptal davası açma hakkı doğar. Bu durumdaki ortak, davalı kooperatifin genel kurulunca verilecek kararı beklemeksizin yönetim kurulu kararı aleyhine iptal davası açabilir. Buna göre, davalı kooperatifin davacının bu itirazını genel kurula götürüp götürmediği, genel kurulda bu hususun görüşülüp görüşülmediğinin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy