(6762 S. K. m. 766, 798) (2920 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.03.2003 tarih ve 2002/1546 - 2003/210 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı uçak biletini kaybettiğini, yerine ücretsiz yeni bilet verilmediğini, bir bilet daha satın almak zorunda bırakıldığını, bu durumda davalının 141.000.000.-TL bilet bedeli kadar nedensiz zenginleştiğini, zira biletin hamiline olmaması nedeniyle başkalarınca kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 141.000.000.-TL maddi, 141.000.000.-TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yürürlükteki uygulamasına göre, 6 aylık araştırma süresi geçirilmeden, ücret iadesi yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK. nun 798 nci maddesi hükmüne göre davacı yolcuyu da bağlayan kurallarına göre hareket eden davalının işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, bilet üzerindeki 3 ncü kural ile de davacı yolcunun davalının kurallarına tabi olduğu, dava ve hüküm tarihinde 6 aylık sürenin dolmadığı, biletin kaybolmasında davalının bir kusurunun bulunmadığı, bu itibarla manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu ile yurtiçi yolcu taşıma sözleşmesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalının kayıp biletler ile ilgili olarak yanıt dilekçesindeki savunmasında açıkladığı dosyada fotokopisi bulunan düzenleme, yolcunun aleyhine hükümler içermekte ve yolcuyu maddi zarara uğratmakta olup, TSHK. nun 106 ncı maddesi yollamasıyla, hava taşımalarında da uygulanması gereken TTK. nun 766 ncı maddesi hükmü karşısında hükümsüzdür. Bu madde hükmü buyurucu bir kural olup, buna aykırı olarak taşıyıcının sorumluluğunu hafifleten veya kaldıran kuralların yolcu biletine yazılmış olması, yolcu aleyhine sonuç doğurmaz. Zira bu kural aleyhine sözleşme yapılsa bile sözleşmenin o hükmü geçersizdir. Esasen, davacının kaybettiği bilet başkası tarafından bulunsa dahi biletler hamiline yazılı olmadığından, kullanılmak istenilmesi halinde davalının bu durumu fark etmesi ve engellemesi kolay ve mümkündür. Bilet üzerindeki 3 ncü kuralın atıf yaptığı varsayılan davalı uygulamasının TTK. nun 798 nci maddesi hükmü uyarınca yolcuyu da bağlayacağı sonucuna varılması doğru değildir. 798 nci maddesi hükmünde yolcuyu bağlayacağı belirtilen uygulama ve talimatların, 766 ncı maddesi hükmüne ters düşmeyen kurallar olarak anlaşılması gerekmektedir. Aksi halde, bu emredici kuralın ihlaline geçerlilik tanınmış olacaktır.
Bu durumda, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin bu açıklamalar ışığında ele alınması gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy