(6762 S. K. m. 1269, 1292)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.10.2002 tarih ve 2000/1209-2002/782 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2003 günde davacı avukatı Mehmet Zengin ile davalı avukatı Caner Öcal gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oto kiralama şirketi olup, 28.09.1998 tarihli sözleşme sonrasında aracın davalı şirket elemanına teslim edildiğini, aracın çalındığını bildiren davalının araç ruhsatının araç içinde bırakılması nedeniyle kusurlu olup,sözleşme gereği müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek, aracın olay günündeki değeri olan 4.000.000.000 TL. nın 27.09.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye göre kiralanan aracın kasko sigortasının yaptırılmasının davacıya ait olduğunu, sigorta primlerinin kira bedeli içinde olup, aracın çalınmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, olayda sigorta primlerini yatırmayan davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 5. maddesi gereğince mali mesuliyet sigortasının davacı tarafından yapılacağı, davalının araçtaki hasardan sorumluluk halinin sözleşmenin 6. maddesinde sayılmış olup, 9. maddesi gereği 6.maddede sayılanlar dışındaki hasarın davacıya ait olacağı, çalınma olayının da 6. maddede sayılan hallerden olmadığı, otoparktan çalındığı belirtilen hırsızlık olayında davalı çalışanın kusurlu olduğunu gösteren kanıtın da davacı tarafından sunulmadığı ve davacının araç bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 275.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy