(CMR. m. 23) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.10.2002 tarih ve 2000/1115-2002/900 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.02.2004 günde davalı avukatı Ahmet Karaman gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline taşıma poliçesi ile sigortalı anorak emtiasının İstanbul'dan Almanya'ya davalı tarafından taşındığını, emtianın varma yerinde noksan (çaldırılmış olarak) teslim edildiğini, zarar bedelinin sigortalıya ödendiğini ve TTK. nun 1301 nci maddesi uyarınca rücu haklarının doğduğunu ileri sürerek,sigortalıya ödenen 9.746.015.628 TL'nin 08.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait TIR'a Karakuş ... A.Ş. ne ait TIR'ın Romanya'da arkadan çarptığını hasarın çarpma nedeniyle meydana geldiğini ve müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, müvekkilin sınırlı sorumlu olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, taşıma esnasında davalıya ait aracın kazaya karıştığı sabit olup, fakat emtianın bir kısmının kazadan sonra kaybolduğu, kazanın dava dışı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelmesinin de, taşımacının araç içindeki yükün emniyetini temin mükellefiyetini ortadan kaldırmayacağı, ancak CMR Konvansiyonu'nun 23/3 maddesi hükmü uyarınca davalının sorumluluğu sınırlı ise de, tesbit edilen sınırlı sorumluluk miktarının talep edilen miktarı aştığı gerekçesiyle, 9.745.000.000 TL'nin 08.06.2000 tarihinden itibaren %70 ve değişen avans oranlarında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 416.580.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy