(6762 S. K. m. 170) (818 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2003 tarih ve 2002/439 - 2003/269 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.02.201 günde davacı avukatı Ş. Y. ile davalı avukatı Mustafa Ü. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin kardeşi olan diğer davalı ile eşi ve çocuklarınca kurulduğunu, 05.03.1997 tarihinde davalı taraf ile gayri resmi olarak % 50 ortak olan dava dışı kişilerden bu payları ve payların karşılığı makine parkını satın alan müvekkilinin % 50 ortak olduğunu, 12.03.2001 tarihinde ortaklıktan ayrılan müvekkiline hiçbir kâr payı verilmediğini ileri sürerek, şimdilik 2.400.000.000.- TL. nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddialarını yazılı belge ile kanıtlayamadığı, davanın tanıkla ispatı mümkün olmadığı gibi davalı tarafça da buna muvafakat edilmediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin kardeşi olan davalı Z.Yılmaz'ın ortağı bulunduğu davalı şirkette 4,5 yıl süreyle gayri resmi ortak olarak çalıştığını, şirketin bu dönem boyunca elde ettiği kazancın yarısına hak kazandığını ileri sürmektedir. Hiçbir yazılı anlaşma ve şirket kaydına dayanmayan ortaklık iddiasının yasal geçerliliği bulunmadığından kabul görmemesi isabetlidir.
Ancak, limitet şirketin gayri resmi ortaklığı iddiası dışında dava dilekçesinde ve delil listesinde açıklanan tüm olgular telif edildiğinde davanın özünde, davacının davalı tarafla bir tür adi ortaklık ilişkisi içerisinde kendi olanaklarının da katkısı ile sağlanan iş makinelerini ve kişisel emek-çabasını koyarak davalı şirketin aldığı inşaat ihalelerinin yürütülüp sonuçlandırılmasında aldığı vekaletnameyle hizmet verdiği, bundan dolayı elde edilen şirket kazançları üzerinde hak sahipliği iddiasına ilişkin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Adi ortaklık veya hizmet sözleşmesi çerçevesinde hukuki ilişki iddiası bağlamında davacının gösterdiği kanıtlar üzerinde durularak, ilgili belediyeler ve kamu kuruluşları kayıt ve dosyaları ile maliye kayıtları getirtilip, davalı şirketin inşaat taahhütlerinde kullandığı iş makinelerinin aidiyeti ve edinilme biçimleri araştırılıp, gerekirse davacı tanıkları da dinlenildikten sonra uyuşmazlığın çözümü gerekirken, biçimsel anlamda limitet şirket ortaklığı iddiasının geçerlilikten uzak olmasından hareketle uyuşmazlığın esasına girilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy