(2004 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.04.2003 tarih ve 2003/48 - 2003/275 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.02.2004 günde davacı avukatı Mahmut Ö. ile davalı avukatı Mutlu K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın dava dışı K. A.Ş.ne harici satışı nedeniyle satış bedelinden 74.150 USD. nın davacıya ödendiğini, K. A.Ş.'den olan alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibinde davalının müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderdiğini, K. A.Ş.nin taşınmazı almaktan vazgeçmesi nedeniyle sözleşmedeki yetkiye dayanan davacının bedelin iadesi konusunda ödeme planı yaptığını, bu nedenle davacının ödemesi gereken borcun vadesi gelmediğini ileri sürerek, icra dosyasına yapılacak ödemenin K. A.Ş. ile davacı arasındaki sözleşme uyarınca davacı anonim şirket yönetim kurulu kararında belirtilen geri ödeme takvimi doğrultusunda yapılmasının sağlanmasına ve muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket yönetim kurulunun yaptığı ödeme planının MK. nun 2 ve 3 ncü maddesine uygun olmadığını, K. A.Ş.nin 23.08.2001 tarihinde vazgeçtiğini, 2 nci haciz ihbarnamesinin 03.01.2003 günü davacıya tebliğ edildiğini, davacı şirket yönetim kurulunun ise 09.01.2003 tarihinde karar aldığını, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, arsa alımından vazgeçen takip borçlusu (dava dışı) K. A.Ş.nin davacıya 25.8.2000 - 23.08.2001 tarihleri arasında bir yıl içinde 74.150 USD ödemelerine karşın davacı şirket yönetim kurulunun aldığı kararla, bu paranın 10 yılda 10 eşit taksitte geri ödenmesi kararının hakkaniyete ve özellikle kararın davacı şirkete yapılan haciz ihbarından sonra alınması iyiniyetli görülmemiş ise de, davacı şirkete bu imkanı K. A.Ş. ile yapılmış olan sözleşmenin 5/F maddesinin verdiği, sözleşmenin tarafı olmayan takip alacaklısının sözleşme hükümlerine müdahale etme imkanı olmadığı, davacının K. A.Ş.ne olan borcun henüz vadesinin gelmediği gerekçesiyle, davacı ile dava dışı K. A.Ş. arasındaki 25.08.2000 tarihli sözleşmenin 5 nci maddesi hükmü dikkate alınarak davacı şirkete icra dosyasında 2 nci haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının alacaklısı olduğu şirkete karşı başlatılan icra takibi sonrasında İİK. nun 89 ncu maddesi uyarınca müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak, müvekkilinin dava dışı şirkete olan borcunun muaccel olmadığını ileri sürerek, muarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalı A. Sentetik İplik San ve Tic A.Ş. alacaklı olduğu dava dışı K. Akrilik İplik San ve Tic A.Ş. aleyhinde ilamsız icra takibinde bulunmuştur. Takip borçlusunun 17.12.2002 günü bulunduğu mal beyanı sonrasında, alacaklı şirketin talebi üzerine 17.12.2002 günlü 1.haciz ihbarnamesi davacıya 24.12.2002 günü tebliğ edilmiştir. İcra dosyasına 30.12.2002 günü davacı G. G. Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. tarafından verilen yazı ile K. Akrilik İplik San ve Tic A.Ş. ile olan sözleşme gereği yedinde bulunan 74.150 USD. nın bloke edildiğini ve yapılacak işlemin kendilerine bildirilmesini istemiştir. Bunun üzerine İcra Müdürlüğü tarafından 02.01.2003 günü düzenlenen 2 nci haciz ihbarnamesi 03.01.2003 günü davacıya tebliğ edilmiştir.
Haciz ihbarnamesinin 3 ncü kişiye tebliğinden sonra, 3 ncü kişinin izleyeceği yol, İİK. nun 89 ncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Anılan Yasa hükmüne göre, 1 nci haciz ihbarnamesinin 3 ncü kişiye tebliğinden itibaren borçlu olmadığını iddia eden 3 ncü kişinin 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmesi gerekir. Süresinde itiraz etmeyen 3 ncü şahıs, malı yedinde veya borcu zimmetinde kabul etmiş sayılır. 1 nci haciz ihbarnamesine itiraz etmeyen 3 ncü şahsa gönderilen 2 nci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde menfi tespit davası açmayan 3 ncü şahıs, zimmetinde sayılan borcu da icra dairesine ödemek zorundadır.
Dava konusu olayda da, davacı, 1 nci haciz ihbarnamesinden sonra icra dairesine verdiği 30.12.2002 tarihli dilekçe ile borcu açıkça kabul etmiştir. Takip borçlusuna olan borcu inkar edip süresinde icra dairesine itiraz etmeyen, aksine borcu açıkça ikrar eden davacının, zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi gerekir. İİK. nun 89 ncu maddesinde öngörülen imkan dışında, takip borçlusu ile arasındaki özel ilişkiye dayanılarak, muarazanın giderilmesi istemi ile dava açma imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy